-->
HT KULÜP
HABER HATTI
HT KULÜP YAZARLARI
Magazin demek 14 Şubat 2019 Perşembe, 13:11:59
- Eğlence demektir.
 
- Keyif almak demektir.
 
- Kafayı az biraz dağıtmak demektir.
 
- Sanatçı, paparazzi ve magazinci arasındaki bir köprüdür.
 
Yani magazin,
 
- Hır gür alanı değil.
 
- Saygısızlaşmak hiç değil.
 
- Arsızlaşmak hiç ama hiç değildir.
 
Son yıllarda magazin programı yapan ünlü isimler daha çok ünlü olacağız, kendimizden daha çok konuşturacağız diye uğraşınca iş şirazesinden çıktı.
 
Artık magazin programları yapan kişilere hapis cezaları kararları falan çıkıyor.
 
Hatırlayın Seren Serengil, sırf eğlencelik bir magazin programı yüzünden üç gün hapis yatmıştı.
 
Şimdi esamisi okunmuyor.
 
Şimdi de diğer karşı tarafta bir başkalarına bir ay hapis cezası isteniyor.
 
İşte magazinin son yıllarda geldiği sevimsiz durumun özeti.
 
Magazin yapıyorsan:
 
1- Haberi vereceksin.
 
2- Abartmayacaksın.
 
3- Doğru ya da yanlış değil, doğrusunu öğrenip öyle söyleyeceksin.
 
4- Kendi fikrini savunurken “ego”na yenik düşmeyeceksin.
 
5- “Onu ben star yaptım ben mahvederim” demeyeceksin. 
 
Öyle bir şey yok çünkü.
 
Maalesef işi bilmeyen, kendi adını daha çok konuşturmak ve ününe ün katmak, tanınmak isteyen insanların elinde magazin üç kuruşluk oldu.
 
Gelinen nokta budur.
 
Geçmiş olsun. 
 
İşte o gün geldi çattı kaçın
 
Kendimi bildim bileli sevgililer gününden pek haz etmedim.
 
Boşa göstermelik, hatta büyük şov bir gün.
 
Hele ki, sahne aşıkların çoğaldığı günümüzde: 
 
-Ellerde kırmızı güller.
 
-Akşam yemekleri.
 
-Mum ışığı, pul payetli elbiseler. 
 
-Mutlaka kırmızı bir ruj ya da bir detay.
 
Çok saçma geliyor.
 
Hele ki 364 gün kaba-saba davranan bir erkeğin tek bir gün eşine, ya da sevgilisine böyle jestler yapması bana dünyanın en büyük sahtekarlığı geliyor.
 
Varsın o gün de yapmayın bu sahtekarlığı.
 
Sen bir kadına el kaldırıyorsan, kaba-saba konuşuyorsan, aşağılıyorsan, küfür ediyorsan zaten o alacağın kırmızı gülün bir anlamı yok.
 
A tabii bunu kabul eden kadınlar var.
 
Onlara da kızıyorum.
 
Yıllardır kızıyorum.
 
Çok görüyorum sokaklarda. Adam kadına el kaldırıyor. Kadın peşinden gidiyor.
 
Gitmeyin hanımlar gitmeyin.
 
Size el kaldıran bir koca, bir sevgilinin peşinden gitmeyin.
 
Bırakın Sevgililer Günü ya da diğer günler yalnız olun ama size el kaldıran o adamın peşinden gitmeyin.
 
İnanın etrafa “Bakın benim sevgilim şunu yaptı, bunu yaptı” diye şov yapacağınıza yalnız olmak daha kıymetli böyle kaba-saba bir adamla olmaktan.
 
Bugün en çok kırmızıyı göreceğiz
 
Aslında bir önceki gün çok fazla ellerde gül görmeye başladım ama bugün sanırım kırmızı görmekten hatta kırmızı gül görmekten gına gelecek. 
 
Hazır mısınız?
 
Ben değilim.
 
Artık bana o kadar saçma geliyor ki. 
 
Ki zaten hiç sevmiyordum.
 
Ama sanırım yanlış hatırlamıyorsam etrafımdan, eşimden, dostumdan, arkadaşımdan etkilenerek 20’li yaşlarımda biraz sever gibi olmuş sonra bana göre olmadığını anlayıp hızla vazgeçmiştim bu saçmalıktan.
 
Sevgiyi, aşkı, bir güne sığdırmak, o günü bahane edip dışarıya eğlenmeye çıkmak, bir karnaval havasında kutlamak bana dünyanın en saçma şeyi geliyor.
 
Tek mutluluk bence ekonomi olarak hareketlilik oluyor.
 
İnsanlar birbirine hediye alıyor, akşam yemeğe gidiliyor. Öyle süslü püslü bir şeyler oluyor işte. 
 
Hazırlananlara, kutlayacaklara şimdiden kolay gele…
 
"Oben Budak’tan “Ben de Seni Sevmiyorum”
 
İşte Sevgililer Günü’ne alternatif bir kitap öneriyorum size. Habertürk Yazarı Oben Budak, uzun süredir sessiz sedasız, herkesten uzak Atina’da yazdığı kitabını bugün çıkartıyor.
 
Hem de Sevgililer Günü’nde.
 
Oben kitabını şöyle anlatıyor “Kitapta kahramanız Defne fena halde bizden biri. Aşk istiyor bir kere, gerçek aşk. Sonra mümkünse evlenmek” diyor. Ki ben kendimi bildim bileli benim etrafımda herkes tüm kadınlar bunu istiyor yahu.
 
Çocukta yaparım, kariyerde faso fiso. Kadınların tek düşündüğü yeminle evlilik, çocuk. 
 
Sanırım ben hiç böyle düşünmediğim için bir yerde bir yalnızlık yaptım ama ne.
 
Neyse bakın şöyle devam ediyor Oben: “Defne yalnız kalmaktan korkuyor. Güzelmiş, başarıymış, şöyleymiş böyleymiş hiç fark etmiyor. Ama sonunda farklı bir yol çiziyor.” Ve işte bu da kitapta.
 
Ben kitabı bugün alıyorum ve okumaya başlıyorum.
 
Size okuduktan sonra düşüncelerimi yazacağım.
 
Arkadaşım, dostum demeyeceğim. 
 
Ne düşünüyorsam hepsini açık açık paylaşacağım.
 
Ama şu ana kadar hala bir hediye bulamadıysanız ve “Ne alacağım?” diye kara kara düşünüyorsanız harika bir öneri.
 
“Ben de Seni Sevmiyorum” bugün raflarda.
 
Unutmayın kitap en güzel hediyedir.
 
Yazarın diğer yazıları