Roman Mağazaları Yönetim Kurulu Üyesi İpek Toplusoy, yıllar içinde birçok acıdan geçti. Altı yıl önce ani bir şekilde eşi Süleyman Toplusoy’u kaybeden İpek Toplusoy, yaklaşık 6 ay önce de amansız bir hastalığa yakalanan kızı Selin’e veda etti. Üç yıl boyunca Selin’in hayatta kalması elinden geleni yapan İpek Toplusoy, evladıyla sınandı. Zor zamanlar atlatan İpek Toplusoy ile Taksim’deki Barceló Istanbul Hotel’de bir araya geldik…
Röportaj: Aybala YILDIZ
Fotoğraflar: Atakan MAKAR
Uzun bir aranın ardından tekrar beraberiz. Bu sürede çok büyük sınavlar verdiniz… Hem eşinizi hem de kızınızı kaybettiniz... Bu acılarla nasıl baş ettiniz?
Maalesef 6 yıl önce eşimi kaybettim. Acısı dolmadan da kızım melek Selin’imi kaybettim. Daha ne yaşayabilirim derken, kızımı kaybettim. İman gücüyle tüm acıların üstesinden geldim. Buna bile dayanabiliyormuş insan. Bundan büyük ne olabilir derken. Allah evladımla sınadı beni. Eşimsiz bir hayat düşünemezdim. Ama hiçbir şey nedensiz olmuyor. Ben eşimle 10 yılı 50 yıl gibi yaşadım. Allah ondan bin kere razı olsun. Herkese bir melek annesi olmak nasip olmaz. Ben ona nefesimden nefes verdim. Selin hastalığına yakalandığında 8 yaşındaydı. Ona yeniden doğmuş gibi 3 sene boyunca baktım. Benim için kızımla geçirdiğim her dakikanın çok önemi vardı.
Herkesin yası yaşama şekli farklıdır… Siz, nefes almak adına kendinize nasıl bir alan açtınız?
Yas dönemini herkes farklı şekilde atlatıyor. Benim yas sürecimi iman gücümle yendim. Bu yas bitmez bende. Kalbimin içinde yanan iki mum var. Hayat bitti dedim. Ancak 41. gün hayata yeniden tutunmaya çalışıyorsunuz. Bir tane daha kızım var onun için hayatta kalmaya çalışıyorum. Acı paylaşarak azalıyor. Eşime dostuma acımı anlatarak azaltmaya çalıştım. Bu dönemde tek başıma dua etmek için Allah’a yakınlaştım. Türbeleri çok gezdim. Yas sürecini Allah’a daha da yakınlaşarak geçirdim. Allah bir huzur veriyor içime. Kızımın babasının yanında olduğunu düşünüyorum. Onlar benim hayat boyu iki meleğim.
Bu dönemde dostlarınız ve sevdiklerinizin desteği çok fazladır. Ancak sizi istemeden de olsa sözleriyle inciten oldu mu? Psikolojiniz nasıldı?
Dostlarımız Allah’ın bize verdiği lütuf. İlk zamanlar zaman her şeyin ilacıdır diyorlardı inanmıyordum. Kötü günde herkes yanınızda olabiliyor. Kötü anından beslenen var. Kendini göstermeye gelen var. Önemli olan senin iyi gününde yanında olmaları. Gerçek dost senin mutluluğunla mutlu olandır.
'İÇTİĞİM BİR DAMLA SU BİLE ŞÜKÜR SEBEBİ'
Yaşanılan bunca acıdan sonra mutlaka mutluluğa bakış açınız değişmiştir… Ve mutlaka şükür sebepleriniz de öyledir…
En önemlisi tek başıma kalmaktan daha keyif alıyorum artık. Eskiden yalnız kalmayı sevmezdim. Şimdi tek kahve içmek bile beni mutlu ediyor ve buna şükrediyorum. İçtiğimiz bir damla suyun bile şükür sebebi görüyorum. Kızım son zamanlarında bir bardak su bile içemiyordu. Şu an hayata bambaşka bakıyorum. Kızımın annesi de babası da benim artık.
Bir kızınız daha var adı Zeynep… 13 yaşında.. Yaşananlarda onun en az hasarla çıkmasını nasıl sağladınız?
Zeynep hem ergenlik ve sınav sürecindeydi Selin hastalandığında. O dönem çok zorlandık. Zeynep beni teselli etti. Çok küçük yaşta baba ve kardeş acısı yaşadı. 3 yıl kendini hazırladı. Kardeşini o şekilde görmek onu çok üzdü. Kızımla beraber güzel bir yol alacağız. O benim yaka iğnem.
Hayata tutunmak için farklı sebepler de lazım.. Modaya olan ilginizi biliyorum. Sizi, hem zayıflamış buldum hem de tarzınızı daha farklı gördüm..
Eskiden daha renkli giyinirdim. Şu an çok renkli tercih etmiyorum. Zamanla benim de giyim zevkim değişti. Eskiden elbise çok giyerdim şu an pek sevmiyorum. Kumaş pantolon, blazer ceket ve gömlek çok seviyorum. Selma Çilek markasını çok beğeniyorum. Kumaş kalitesi hoşuma gidiyor. Sessiz lüks akımı tam bana hitap ediyor. Eskiden püskül detayları çok kullanıyordum. Artık pek sevmiyorum. Kıyafette detay yerine aksesuvar tercih ediyorum. Benim için önemli olan çanta ve ayakkabı. Giydiğin kıyafet senin önüne geçmemeli.
Gelecekle ilgili sizi en çok ne heyecanlandırıyor?
Her zaman önceliğim evladım. Zeynep, tek evladım. Hangi sahnede olursa olsun, perdeyi ona açacağım. Aynı zamanda yaşadıklarımı kaleme almaya başladım. İlerde kitap yazmayı düşünüyorum. Mağaza açmayı düşünüyorum. Tekstil ve gastronomiyi aynı çatı altında buluşturmak istiyorum.
Şimdi ki aklınızla, geçmişteki İpek’e neler söylemek isterdiniz?
Yine olsa yine aynı hayatı seçerdim. Hayat yaşadığım acılara rağmen çok güzel. Yine olsa, yine eşimi seçerdim.