Röportaj: Reşit ÖZET
Geçtiğimiz yıl müzayedicilik açısından nasıl geçti?
M.P.B: Geçtiğimiz yıl tüm dünyayı düşünecek olursak bir yükselmeyle sonuçlandı diyebiliriz. Son derece iyi ve tatmin ediciydi.
2026 yılı sizce nasıl geçecek?
M.P.B: Umuyorum ki çok iyi geçecek. Sanat dünyası açısından da yine iyi geçeği şüphesiz. Eylül, ekim ve kasım ayları tüm dünyada haraketli geçer. Olağanüstü iyi sergiler yapıldı. Yine önemli kurumlarda iyi müzayedeler yapıldı. Art Basel ve Contemporary İstanbul gibi çok sayıda fuarlar ve sergiler oldu. 2026’da da Basel, Doha’da olacak bu heyecan verici olacak. İsviçre bazlı bir fuarın, Doha’da yapılacak olması bir şey söylüyor. Bunun gibi bir sürü hareketi takip edebiliyoruz. Yani klasikler ve yeni dünya; yeni alım gücü daha çoğaldığı ve eski dünyanın evlendiğini izliyoruz.
İstanbul Modern’de sizin sunuculuğunuzda muhteşem bir müzayede gerçekleşti…
M.P.B: Bu 13. Gala Modern’di. İstanbul Modern 20 yıldır ülkemizde büyük bir değer yaratıyor. Bu seneki Gala Modern’de çok heyecanlıydı. Birçok genç ve sanat sevdalısı vardı. Bu tip gecelere dünya alışık. Bu gecede dünyayla yarışacak hem de belki birçok alanda yukarısında bile kalacak seviyeye geldi. Olağanüstü sanatçılar müthiş eserlerini müzayedeye bağışladılar. Çok iyi sonuçlandı. Buradaki tüm mesele çocukların ve gençlerin eğitim programlarını desteklemek için oluyor. O köprü ve doğru yere ulaşması onun hissedilmesi ve yayınlanması umut verici.
Bir müzayedeyi güzel kılan en önemli faktörler neler?
M.P.B: Tabi ki eserlerin kendisi. Sanat sevgisi ve merakı, bütçelerin müsait olması ve en sonda müzayedecinin performansı. Orada her kesi bir orkestra olarak düşünürsek, orada tüm enstürümanlardır.
Yıllardır babanızla müzayedelerde yer aldınız. Geçmişle bugünde arasında ne gibi farklar var?
M.P.B: Şimdi daha çok odaklıyız. Babam 50 yıldır bu mesleği yapıyor. Ben de 20 senedir etrafındayım. Daha büyük kalabalıklar vardı ama şimdi insanlar daha bilinçli ve ne istediğini bilen. Bizlerde ona göre hareket ediyoruz.
Sizi en çok heyecanlandıran müzayedeyi hatırlıyor musunuz?
M.P.B: Hepsi aslında. Umarımda hepsi daim olsun. Mesleğini severek yapan herkes için bu geçerli. Memnuniyetimiz ve heyecanımız başarının parçası. Hatırladığım bir şey var. Yıldız’da babam Çiğdem Simavi ile beraber TÜSAV müzayedelerini yapıyorlar ben çok küçüğüm ve annemle beraber kulisteyim. Ben kendimi kaybedip dans ederek babamın önüne geliyorum. Çok çok önemli bir müzayede babamda etraftaki ciddiyeti bozmamaya da çalışarak sevgili kızım geldi diyerek durumu idare etmişti. Birde Betül Mardin’le yine bir müzayede yapıyoruz Koç Müzesi’nde 20 yaşlarımdaydım. Babam İsviçre’de fuardaydı. Kızım yapsın dedi. Ardından ben yürüttüm işi.
Siz bayrağı babanızdan devraldınız şimdi kızınızda sizi izliyor mu?
M.P.B: Kızım beni canlı bir kez izledi. Bir okulda söyleşi yapıyordum. Orada küçük bir müzayede performansı sergiledik. O da müzayedeye bir alıcı olarak katıldı. Benim heyecanımı paylaşıyor. Defne Olivia benim işime olan tutkumu ve heyecanımı görüyor. Bu işi yapar veya yapmaz elbette ki onun seçimi. Ama annesinin severek bir şey yapmasını görmesinden ötürü memnunum.
Babanızla çalışmanın avantajları neler? Neye tolerans göstermez?
M.P.B: Babamla çalışmak benim için lütuf. Benim okulum diyebilirim. Usta çırak ilişkisi her daim var oldu. Bundan sonrada umarım olsun. Ondan çok şey öğreniyorum. Babam gençlere hayatla ilgili tecrübelerini, yanlışlarını çok rahat söyleyebilen birisidir. Yaptığı mesleği alakası olmayan insana tahammülü yoktur. Bugün her anına müteşekkirim.
İş hayatınızın dışında kızınız Defne ile nasıl zaman geçiriyorsunuz?
M.P.B: Ödev yaptırtan kişi olmak istemiyorum. Zaman kısmından onu ayırmaya çok çalışıyorum. Kızım çok spor seviyor. Onun sayesinde bu yaştan sonra spora merakım arttı. Tabi ki müze geziyoruz. Bazen isyan ediyor ama bir kısmında çok seviyor. O kadar benimsiyor ki kendi anlatmaya başlıyor. Küçük seyahatler yapmaya çalışıyoruz. Her an onu dinlediğimi gördüğümü göstermeye çalıyorum. Mükemmel annelik çok zor işler. Elimden geleni yapıyorum.
Modaya bakış açınız nasıl…
M.P.B: Çarpıcı şeyler giyinmeyi, aksesuarı severim. Giyinmeyi severim ama hiçbir zaman insanın önüne geçmemesi gerektiğini düşünüyorum.