BİRKAÇ KELİME YAZARAK SİZE YARDIMCI OLABİLİRİZ
Bizi Takip Edin
İtalyan mutfağının ruhunu Boğaz'da...
İtalyan mutfağının ruhunu Boğaz'da...

İstanbul’un tarihi dokusu ile Boğaz’ın büyüleyici maviliğinin kesiştiği o özel tepedeyiz... 19. yüzyılın sonlarında İtalya Elçisi Baron Alberto Blanc’ın rezidans olarak seçtiği bu tarihi konum, şimdilerde kapılarını İtalyan mutfağının en rafine halini sunan LUCENTE ile açıyor. İtalyan mutfağının İtalyanca "ışıldayan" anlamına gelen ismiyle müsemma bu mekânı, sunulan her bir lezzeti yerinde deneyimleyerek mercek altına aldık. Mekana adım attığınızda sizi karşılayan ilk şey, yalnızca Boğaz’ın eşsiz manzarası değil; mutfaktan yükselen taze hamur, zeytinyağı ve odun ateşinin o büyüleyici kokusu oluyor. Şef Aykut Doğanok yönetimindeki mutfak ekibi, Pellegrino Artusi’nin "iyi malzeme ve doğru teknik" ilkesini adeta bir felsefe haline getirmiş. Gecenin başlangıcında masayı donatan zeytinyağları, sıradan bir ikramdan çok daha fazlası. Zeytinyağı uzmanı Elvan Uysal Bottoni’nin seçimiyle menüye giren yerli zeytin sıkımları, her tabağın karakterini ayrı ayrı ön plana çıkarıyor.

İtalyan taze makarnacılığının dev ismi Gamberoni ailesinin (Tony, Paola ve baş sfogliatrice Carla) bizzat İstanbul’a gelerek eğittiği mutfak ekibinin elinden çıkan makarnalar, tam anlamıyla bir usta-çırak dersi niteliğinde. Taze yumurta ve doğru un kombinasyonuyla el emeği hazırlanan makarnalar; dokusu, dolgusu ve sos dengesiyle İtalya’nın kadim geleneklerini tabağınıza getiriyor. Pizza tarafında ise Roma’nın efsane ismi Alessandro Ruver’in dokunuşları hissettiriyor kendini. Yüksek hidratasyon ve uzun fermantasyon sürecinden geçen hamurlar, odun ateşinde çalışan taş fırından çıktığında ortaya dışı çıtır, içi ise adeta bulutumsu hafiflikte napoliten bir şaheser çıkarıyor.

Bir İtalyan sofrası tatlısız kapanmaz. Dondurmayı sadece bir yaz ferahlığı değil, gastronominin odağına yerleştiren Marco Radicioni’nin (Otaleg) direktifleriyle hazırlanan Roma dondurmaları harika bir finale imza atıyor. Yerli yoğurt, lor peyniri ve zeytinyağı gibi malzemelerin çağdaş tekniklerle dondurmaya dönüşmesi masadaki herkesi büyülüyor. Şık mimarisi ve Boğaz manzarasıyla zamansız bir atmosfer sunan mekânın ruhu, gastronomi fotoğrafçısı Derya Turgut’un görsel anlatım diliyle de birebir örtüşüyor. Doğal ışığın ve sadeliğin hakim olduğu bu ortamda yemek yemek, sadece karnınızı doyurduğunuz değil, tüm duyularınıza hitap eden bütünsel bir gastronomi deneyimine dönüşüyor. İtalya ile İstanbul arasındaki tarihsel bağı tabağınıza taşıyan LUCENTE, iyi malzeme ve zanaata saygı duyan tüm gastronomi tutkunlarının mutlaka ziyaret etmesi gereken durağanlaşmayan, yaşayan bir mekan.

REKLAM

İlginizi Çekebilir