Sosyal sorumluluk projelerine olan duyarlılığı ve sanata olan tutkusuyla tanınan cemiyet hayatının genç kuşak temsilcilerinden Melisa Sabancı Tapan, sosyal medya hesabından takipçileriyle derin ve düşündürücü bir içgörü paylaştı. Katıldığı bir filantropi (hayırseverlik) panelinin ardından gittiği bir konserle günü noktalayan Tapan, ilk bakışta birbirinden çok farklı görünen bu iki deneyimin aslında insan ruhunda aynı noktaya dokunduğunu ifade etti. Paylaşımında filantropi ve sanatın toplumsal ve bireysel dönüştürücü gücünü kıyaslayan Tapan, her iki disiplinin de temelinde aynı motivasyonun yattığını şu sözlerle özetledi: "İlk bakışta, filantropi üzerine bir panelin ardından bir konsere gitmek birbirinden çok farklı iki deneyim gibi görünebilir. Ama ben o gün ikisinin de aynı yere dokunduğunu hissettim. Biri verilerle, diğeri notalarla… Biri sistemleri değiştirmeye çalışıyordu, diğeri insanın içini. Oysa ikisinin de arkasındaki güç aynıydı: Sevgi, şefkat, empati." Sermayenin ve sanatsal üretimin ötesinde, dünyayı değiştiren asıl gücün "insani bağlar" olduğunu vurgulayan Melisa Sabancı Tapan, yazısını ilham verici bir çıkarımla sonlandırdı: "Belki de asıl katalitik olan ne sermaye ne de sanat. Asıl katalitik olan, bir insanın başka bir insanın hayatına dokunma arzusu. Filantropi de bunun bir dili, sanat da." Genç iş insanının hem toplumsal fayda odaklı vizyonunu hem de sanatsal duyarlılığını gözler önüne seren bu paylaşımı, takipçileri tarafından kısa sürede büyük beğeni topladı ve sosyal sorumluluk farkındalığı adına örnek bir duruş olarak yorumlandı.