-->
HT KULÜP
HABER HATTI
HT KULÜP YAZARLARI
Ben bu dev adamlarla buluşmaya bayılıyorum 25 Şubat 2019 Pazartesi, 10:25:53
15 yıl boyunca NBA’de forma giyen, ülkemizi ABD’de temsil eden ve şimdi de Türkiye Basketbol Federasyonu Başkanı olan
 
Hidayet Türkoğlu’dan gelen davetlere bayılıyorum.
 
Çünkü kendisi sayesinde basketbolu sevdim ve tanıdım.
 
İnanın öncesinde sadece öylesine görüyor ve geçiyordum.
 
Ama şimdi izliyorum, hatta maçlara gidiyorum. Oyuncuları bile fazlasıyla tanıyorum.
 
Çünkü Hidayet Türkoğlu hiç basketboldan anlamayan insanları bu işin içine dahil etmek için canla başla çalışıyor.
 
Hidayet Türkoğlu ile ilk, Ocak 2016’da buluştuk. O zaman TBF’nin CEO’suydu. 
 
2.08’lik dev adam ile Abdi İpekçi’de hayatımda ilk kez basketbol topunu elime aldım.
 
Hidayet Türkoğlu bununla da yetinmedi ben ve birçok kişiyi o sene yapılan Avrupa’nın en iyi basketbol ligi olarak gösterilen
 
Spor Toto Basketbol Ligi’nin yıldızları All Star da jüri üyesi yaptı.
 
Ben “Biz de jüri üyesi olacağız. Basketboldan anlamayan kişilerin jüri olması komik olmayacak mı?” diye sormuştum. 
 
Bana, “Evet işte amacımız bu. Basketbol ile ilgisi olsun istiyoruz herkesin” demişti.
 
Başardı da.
 
Gerçekten benim gibi birçok kişinin artık basketbol ilgisi var. Ama biraz daha fazla olması lazım.
 
Başkan iki sene boyunca bunun için de çabalıyor.
 
Bu cumartesi de Ankara’da Ankara Spor Salonu’nda buluştuk. A Milli Erkek Takımımızın Türkiye-Slovenya maçını izlemek ve onlara destek olmak için. 
 
Millilerimiz Dünya Kupası’na katılmayı garantilemiş durumda. Slovenya maçı resmi bir maç olduğu için dünya sıralamasına puan veriyor. 
 
A Milli Takımımız Dünya Kupası’nda Çin’de mücadele edecek. A Milli Kadın Takımımız da Sırbistan’da başarı arayacak.
 
Her iki ekip de Tokyo 2020 Olimpiyatları’na katılma hedefi kovalayacak. İşte bunları konuşmak ve o duyguyu yaşamak için başkan Hidayet Türkoğlu daveti, Selma Semiz’in organizasyonu ile küçük bir gurup gittik, alkışladık, destekledik.
 
Öncesinde de TBF’nın CEO’su Ömer Onan ve başkan Hidayet Türkoğlu ile sohbet ettik.
 
Geldikleri noktayı konuştuk. 
 
OKULLARA BASKETBOL SAHASI KURUYORUZ
 
CEO Ömer İnan “Çocuklarımızı daha çok teşvik etmemiz gerek” derken başkan Hidayet Türkoğlu “Okullara basketbol sahası kuruyoruz” dedi.
 
Ve Hidayet Türkoğlu’nu aldık karşımıza sorduk da sorduk:
 
-Bundan sonra inşallah olimpiyatlara gideriz başkan.
Olimpiyat şu an biraz zor.
 
-Umut yok mu?
 
Umutsuzluk değil de derece almak gerekiyor. Bazen gerçekçi konuşmak gerekiyor. Bu genç kadro ile henüz madalya alacak durumda değiliz Dünya Şampiyonası’nda.
 
Amerika’nın, Avusturalya’nın, Yeni Zelanda’nın, İspanya’nın, Sırpların olduğu yarışta henüz o aşamada değiliz. Gerçekçi bakmak zorundayız kendimizi kandıramayız.
 
Ben bir başkan olarak çocuklara da “Sizden madalya istiyorum” diyemem. Aşama aşama geliyoruz o noktaya. 
 
-Neden bu aşama da değiller.
 
Yeni bir jenerasyon ve yaş ortalaması bir kaç oyuncunun dışında çok düşük. 23-25 arası. İlk defa milli olanlar var. İlk defa bu pozisyonda olan insanlar var.
 
Bir anda bu arkadaşlardan bu başarıyı beklemek çok doğru olmaz. Hem onlara bu baskıyı vermek doğal değil. Ama gelecek acısından bunu diyebiliriz. 2-3 sene içinde ben size her türlü iddiaya girerim ve “Bu çocuklar madalya alacaklar” diyebilirim.
 
-Başkan olduğunuzdan bu yana istediklerinizi gerçekleştirebildiniz mi?
 
Henüz gerçekleştiremedim. Ben daha iki senelik başkanım. Bir şeyleri hemen bu iki sene içinde değiştirmek çok kolay değil. Bir yapı var, bu yapıyı analiz etmeniz başlı başına zaman.
 
Artı ondan sonra neyi planlayacağınız bir zaman.
 
SALON YIKAN BAŞKAN OLARAK TARİHE GEÇMEK İSTEMİYORUM
 
-Türkiye Basketbol Federasyonu başkanı olarak önceliğiniz nedir?
 
Tesis. Ben tesise çok önem veren bir insanım. 16 sene Amerika’da kaldıktan sonra çalıştığımız tesisler anlamında şu anki ilk hedefimiz. Abdi İpekçi Spor Salonu’nu yıktık. Yıkan başkan olarak tarihe geçmek istemiyorum. Oraya bir şeyler yapmak istiyorum. Onun çalışması içindeyiz şu an.
 
Diğer öncelik hedefim arasında ekonomik düzen ve basketbolun Türkiye’de bir numaralı spor olması. Bu belki çok uçuk bir şey oldu biliyorum ama çalışacağız bunun için. Zaman alacak bu biraz ama yapacağız. Benim federasyonum Türkiye’nin en başarılı federasyonudur.
 
Kulüpler anlamında bakıyorsunuz futbol ile kıyasladığınız zaman benim şu an iki takımım Efes ile Fenerbahçe şampiyonalar liginde şu an en üst düzeydeler. Alt liglerdeki takımlarımda aynı şekilde. Milli takımda bakıyorsunuz Kadın Milli takımımız Olimpiyatlara gitmiş hem de iki defa. Bu genç kadro iki maç kala tarihte yoktu Dünya Şampiyonası'na gitme hakkı kazandı.
 
-Daha iyi yönetiliyor diyebiliriz o zaman. Diğer kulüplere göre.
 
Daha iyi yönetildiği kesindir. İşin başında bizlerin olması oyuncuları rahatlatıyor. İşinin ehli olduğu zaman biraz daha işler kolaylaşıyor. Şimdi ben kulüp olarak ya da federasyon olarak kimseyi kötülemek istemiyorum. Tabii benim haddime değildir.
 
Benim konsantrem şu an basketbolu hak ettiği yere taşımak. Ankara'da her maçta on binler stadı dolduruyor. Bu tip salonları Anadolu’nun her yerine yaymaya çalışıyoruz. Anadolu’nun çeşitli yerlerine götürmeye çalışıyoruz. Böyle salon olmadığı için maçlar ya İstanbul ya da Ankara da oluyor. Bakanlıklarla konuşmamızın nedeni Anadolu’ya da böyle salonlar yapmak. Benim şu an Avrupa’nın en iyi takımları olan Fenerbahçe, Anadolu Efes ve diğerlerini 2-3 bin kişilik salonlarda oynatmam doğru değil. Onlara da bir saygısızlık olur.
 
Bize de haksızlık olur. O yüzden doğal olarak organizasyonların çoğu ya Sinan Erdem’de ya da Ankara Spor Salonu’nda oluyor. Bu tip bir kaç tane daha on bin kişilik salon daha kazandırırsak o zaman basketbolu Anadolu'ya götürmüş oluruz.
 
HER OKUL BAHÇESİNE BASKETBOL SAHASI
 
-Nasıl çalışmalar var bunun için?
 
Biz bundan iki ay önce iki bakanlık ile anlaşma sağladık. Hem Milli Eğitim hem de Spor bakanlığı ile. “Haydi Sahaya” projesi diye bir şey yaptık. Bu proje kapsamında Türkiye’nin doğusundan batısına her okul bahçesine basket sahası yapma protokolü yaptık.
 
Bunda kendi ekonomik gücümüz ve sponsorlarımızın desteği ile yapmaya başladık. Bu bir anlamda çağı atlatacaktır. Çocukları basketbol ile tanıştıracağız. Burada sahaları yapıp bırakmayacağız. Çocuklara top malzemesi artı öğretmenlerine de eğitim vermeyi planlıyoruz. Bu anlamda ancak böyle böyle Türkiye’nin her yerine yaymayı hedefliyoruz. 
 
-Sizin kadronuzda hem 12 Dev Adam’dan beş kişi görev alıyor hem de işin ehli usta basketbolcular. Bunun etkisi var diyebiliriz bu federasyonun başarısında.
 
Ben bıkmadan usanmadan bunu dile getiriyorum. Çünkü insanlar, “Çocukluk arkadaşlarını göreve getirdin” diye eleştiriyor. Ama bu adamlar en az benim kadar Türk basketboluna emek vermiş insanlar. Ömer Onan Fenerbahçe de forması açılmış kaptanı.
 
Kerem Tuncer’i öyle, Ufuk Sarıca öyle, Hüseyin Beşok öyle, Haluk Yıldırım öyle. Son 20 yıla bak. Bu arkadaşlar gerek Milli takım olsun gerek Avrupa ve Türkiye’de başarılı olmuş. Ben tabii ki onlarla görev yapacağım.
 
-Peki yakın zamanda yeni 12 Dev Adam geliyor diyebiliriz muyuz?
 
Şu an bu kadro geliyor.
 
-Oynamayı özlüyor musunuz?
 
Özlüyorum. İki sene önce özlemiyordum ama şimdi çok özlüyorum. 
 
-Eğlencesine oynuyor musunuz?
 
Kızım ile oynuyorum. O da burada takım menajeri olarak oturuyor.
 
-Eski oyuncu arkadaşlarınız ile aranızda oynamıyor musunuz?
 
Çok arada. 
 
-Kilo aldınız mı?
 
6-8 kilo almışımdır bıraktıktan sonra. İşin bu tarafına geçtiniz zaman düzenli spor yapamıyorsunuz. Başka bir görevim daha var. Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Spordan Sorumlu ve Federasyon Başkanı olunca ister istemez bazı şeyler başladı. İşte ‘Bir kahve mi içsek, hadi yemek yiyelim’ oluyor. Yani ‘Hadi bu akşam maç yapalım” olmuyor. Kahve, tatlı, yemek derken ister istemez biz de biraz boşladığımız için böyle oldu.
 
-Futbol dünyasında gereksiz tartışmalar oluyor ama basketbol da öyle tartışmalar yok.
 
Bizim en büyük şansımız bu. Henüz bizim ülkemizin futbol kadar basketbol bilgisi yok. Futbol kadar her maçtan sonra ağır eleştiriler olmuyor. Bu bizi biraz mutlu ediyor.
 
Ama henüz istediğimiz kitleye ulaşamadığımız için rahatsız oluyoruz. Ben razıyım aslında eleştirilmeye. Nerede ne hata yapıyoruz onu görmek isteriz. Olumlu ya da olumsuz eleştiri yapıcı bir şekilde olduğu sürece her şeye cevap vermeye çalışıyoruz. 
 
 
Yazarın diğer yazıları