Rabia Polat ile tanışıklığımız yaklaşık 12 seneye dayanıyor... Boyu, posu, endamı, uzun saçları, havalı giyim tarzıyla uzaktan görseniz model dersiniz... Ama aslında o, işin mutfağında olmayı seçti. Çalışması çok zor olan deri, güderi ve kürkleri yeniden tasarlayarak ortaya harika tasarımlar çıkardı. Kendi adını taşıyan markasıyla, deriye bakış açısını değiştirmeyi başardı. Çabasız şıklığın, kaliteli görünmenin, aslında ne kadar basit ve bir o kadar da zor olduğunu herkese kanıtladı.. Ve malum yaz aylarında adını bile anmadığımız deriyi modaseverlere bir kez daha sevdirdi. 'Yazın deri ve güderi giyilir mi?' demeyin.. O bu ön yargıyı hazırladığı tasarımlarla kırmayı başardı. Hadi buyrun markalaşma hikayesini kendisinden dinleyelim...
Röportaj: Aybala YILDIZ
Rabia Kurşun markasını kurmaya nasıl karar verdiniz?
2012 yılında ilk tekstil firmamı kurmamla şimdiki markalaşma sürecimi atmış oldum, iki yıl kendi markam için çalıştım Almanya ve Doğu blok ülkelerine ihracat yapıp, daha çok orta segmente hitap eden ürünleri müşteriyle buluşturuyordum fakat aklımda daha butik üretim yapıp üst kalite ve daha lüks ürünler tasarlamak vardı. Şu an benim için çok kıymetli olan bilgi ve birikimleri bu süreçte kazandığıma inanıyorum daha sonra yerli ve yabancı bir çok firma için koleksiyonlar hazırlayan ve üreten bir ekibin içinde yer aldım dünya markalarıyla çalışma fırsatını yakalamış oldum ve uzun süredir de planladığım yirmili yaşlarımda başlayan kendi ismimle markalaşma hayali 2016 yılında en hazır hissettiğim dönemde firmamın kurmamla başladı.
Tasarım süreçleri oldukça sancılı geçiyordur. Koleksiyona hazırlanırken sizi motive ve demotive eden unsurlar neler?
Koleksiyon hazırlarken ben en çok besleyen şey seyahatlerim, farklı ülke ve şehirlerde gördüğüm yaşam tarzları, sokak modası ve insanların giyim alışkanlıkları. Bunun yanında dünya modasını ve global trendleri yakından takip ediyorum. Beni en çok demotive eden şey ise, modanın giderek daha hızlı tüketilen bir alana dönüşmesi. Ben ise deri ve kürk gibi yıllarca kullanılabilecek zamansız parçalar tasarlıyorum.
Rabia Kurşun tasarımları kimlere hitap ediyor?
Rabia Kurşun markasını tercih eden kadınlar aslında ne istediğini bilen moda ve trendleri yakından takip eden abartıdan uzak ama şık ve zamansız tasarımlardan şaşmayan kadınlardan oluşuyor.
Tasarımlarınız deri, kürk, güderi gibi materyalleri kullanıyorsunuz... Bunların uygulama alanları zor olmuyor mu ? Üretim süreçlerinden bahsedebilir miyiz?
Evet, deri, kürk ve güderi gibi doğal materyallerle çalışmak tekstil kumaşlarına göre çok daha fazla uzmanlık gerektiriyor. Her derinin dokusu, kalınlığı ve karakteri farklı olduğu için üretim sürecinde standart bir yaklaşım uygulamak mümkün olmuyor. Bu nedenle kalıp aşamasından kesime, dikişten son kontrole kadar her adımın çok titizlikle yönetilmesi gerekiyor. Benim için üretim süreci tasarım kadar önemli. Bir tasarımın başarılı olması sadece çizimle değil, o materyalin doğru işlenmesiyle mümkün oluyor. Bu yüzden üretim ekiplerimizle çok yakın çalışıyor, numune süreçlerini detaylı şekilde takip ediyorum.
Uzun yıllar tekstil sektöründe hizmet veren bir iş insanı olarak konu iş olunca vazgeçemediğiniz prensipleriniz neler?
Dürüstlük ve güven. Bu zamana kadar kurduğumuz iş birliklerinde hep şeffaf olmaya çalıştım ayrıca kalite konusunda taviz vermemek benim için önemli. Kısa vadeli kazançlar uğruna markanın değerinden ödün vermeyi hiçbir zaman doğru bulmadım.
Mesleğinizle alakalı gelecekle ilgili sizi en çok heyecanlandıran konular hangileri?
Beni en çok heyecanlandıran konu, lüks modanın giderek daha bilinçli ve seçici bir noktaya evrilmesi. Tüketiciler artık sadece bir ürün satın almıyor; ürünün hikâyesini, kalitesini ve uzun ömürlü olup olmadığını da önemsiyor. Bu da bizim gibi işçiliğe, kaliteli materyallere ve zamansız tasarımlara odaklanan markalar için çok değerli bir gelişme. Bunun yanında teknolojinin tasarım ve üretim süreçlerine kattığı yenilikleri de heyecanla takip ediyorum. Ancak ne kadar teknoloji gelişirse gelişsin, özellikle deri ve kürk gibi alanlarda el işçiliğinin ve ustalığın değerini koruyacağına inanıyorum. Gelecekte geleneksel zanaat ile modern tasarım anlayışının daha da güçlü şekilde birleşeceğini düşünüyorum
Tasarımlarınızın bir felsefesi var mı?
Modayı geçici trendlerden çok uzun yıllar değerini koruyan bir yatırım olarak görüyorum. Kadının kendini daha özgüvenli, daha iyi hissetmesini sağlayacak ürünler tasarlamaya çalışıyorum hep. Bu yüzden yaptığım tasarımlar trendler peşinde gitmekten çok karakteri olan ve uzun ömürlü ürünler üzerine kurulu.
Herkesin dolabında olması gereken sizce zamansız parçalar hangileri?
Trend parçalar gelir geçer ama klasik bir biker deri ceket, basic tişörtler, düz kesim bir jean pantolon, vücuda oturan iyi kesim bir blazer ceket, kaşmir kazaklar, beyaz gömlekler.
Sizce stil sahibi olmanın en önemli kuralı nedir?
Stil kişinin kendisini nasıl ifade ettiği ile ilgili, özgün olabilmesi. Trendler değişir fakat kişinin kendine yakışanı bulup, seçebilmesi gerçek stilin temelini oluşturuyor.
Deri ve güderi genelde kışın kullanılır diye bir ön yargı var. Yaza dair güderi ve deri parçalar, koleksiyonunuzda var mı?
Aslında deri ve güderinin sadece kış aylarına ait olduğu düşüncesi artık eskide kaldı. Günümüzde kullanılan teknolojiler, işleme teknikleri ve daha hafif materyaller sayesinde deri ve güderiyi dört mevsim kullanılabilecek şekilde tasarlamak mümkün. Biz de koleksiyonlarımız da sadece kışlık dış giyim değil, bahar ve yaz aylarında rahatlıkla kullanılabilecek ince deri ceketler, hafif güderi parçalar, yelekler, etekler ve elbiselere yer veriyoruz. Önemli olan materyalin doğru kalınlıkta seçilmesi ve tasarımın mevsime uygun kurgulanması. Deri aslında çok doğal ve nefes alan bir materyal. Doğru işlendiğinde ve doğru tasarlandığında yaz gardırobunda da oldukça şık ve konforlu bir alternatif sunabiliyor
Geçtiğimiz günlerde özel bir davetle yaz koleksiyonunuzu sergilendiniz. Kaç parçadan olşuyordu?
Markam bir kış markası, deri ve kürk dış giyim ağırlıklı ürünler ve bunları tamamlayan parçalar tasarlayıp üretiyorum. Ancak son yaptığım koleksiyon daha çok bahar ve yaz akşamları rahatlıkla kullanılabilecek ürünlerden oluşuyordu bunun için incecik deriler ve süet gibi daha hafif materyalleri tercih ettim. Koleksiyon yaklaşık 12 parçadan oluşan mini bir koleksiyondu. Davette müşterilerimden ve sektör profesyonellerinden güzel geri dönüşler aldım. Bu yıl markamın 10. yılı, her yıl bir önceki yıla göre markamın ivme kazandığını görüyorum, bu beni çok motive ediyor.
Kenti stilim aslında markamın da bir yansıması, zamansız parçaları modern parçalar ile bir araya getirmeyi seviyorum, deri gardırobumun vazgeçilmezleri arasında. Çok fazla desen yerine kesim ve silüeti ön plana çıkaran parçaları seviyorum. Az ama doğru parçalar ile stilimi tamamlamayı tercih ediyorum.
Tasarımlarınızda kullanmayı en sevdiğiniz materyaller hangileri? (parlak taşlar, gold detaylar vs..)
Metal aksesuvarlar, taş işlemeleri koleksiyonlarımda sıklıkla kullanıyorum. Bazen kullandığım bir fermuar ya da metal bir aksesuvar bile tasarımım karakterini tamamen değiştirebiliyor. Daha limited olarak tasarladığım ürünlerin hepsi yoğun bir el işçiliğinden geçiyor, bu da tasarımı daha özgün ve özel kılıyor.