Ortaköy Ruby'nin önünde bir dayak görüntüsü izledim. Eminim siz de denk gelmişsinizdir. Korkunç!!

Kanım dondu. Bu nasıl bir öfke. Bu nasıl bir sinir. O sopayla vuran adamı gördünüz mü? Ya kadının yerde sürüklenmesini! O arada kadına da sopayla vuruyor. Ve kadın kendini dayak, yiyen erkeğin üzerine kapatıyor. Kadın her yerde kadın işte. Gözü kara. Bir saniye geri durmuyor, kendini adamın üzerine kapatıyor. Bu da ayrı bir konu ama kadın adamın üzerine kapanmasa belki adamı döve döve öldürecekler. O kadar sinir ve hınç ile vuruyor sopayla. Gözü dönmüş. Orada insan ölmüş çok mu?

Ah ah bu nasıl bir vurma. İzledikçe aklım almadı.

Peh!!! Görüntüleri izlerken o kadar çok söylendim ki, size anlatamam. Mekanların kapısı çok ama çok önemli. Bir mekanı rezil de eder, vezir de. Bu tam rezillik bir durum olmuş hani..

Ne olursa olsun kapının sakin, bilinçli olması gerekir. Ama müşterinin de yol, yordam bilmesi. Maalesef her zaman söylüyorum, para el değiştirdi müşteri de değişti. Mekanlarda korkunç tipler var. Korkunç ama... Çalışana da korkunç davranıyor, başka müşterileri de. Ve görüntülerden de anlaşılacağı üzeri müşteri, kapıdaki adama kafa atıyor. Kim bilir orada nasıl çirkin cümleler kuruldu düşünmek istemiyorum.

Müşterinin yaptığını da asla anlamıyorum, kapının bu kadar hınçla dövmesini de. Olayın neresinden bakarsanız berbat, korkunç ve sefillik. Cehalet ve bilgisizlik. Görgüsüzlük, eziklik. Hepsini bünyelerinde barındırıyorlar.

Ayrıca eğlenmeye çıkarken neden bu kadar sinirli olunur?

Ya da sizi içeriye almayan mekana girmeye neden çalışırsınız. Girmeyin efendim, girmeyin. Bir daha da o mekana gitmeyin. Eşinizi, dostunuzu da göndermeyin. Bitti, gitti.

Ve tabii sonrasında da, bilindik bir olay daha yaşandı. Dayak olayından sonra eğlence mekanına, motosikletli 4 kişi tarafından silahlı saldırı gerçekleşmiş. Güvenlik görevlilerinin karşılık vermesi üzerine çatışma çıkmış. Çatışmada 4 kişi yaralanmış.

Allah sizi bildiği gibi yapsın e mi.. Allah bizi de sizin gibi eziklerden korusun, kurtarsın inşallah. Yıldık.

Dua et de bir gün sen de o ambulansta olma

1-Ambulansa yol vermeyene... 2-Ambulansın peşine takılana çok sinir oluyorum. Hatta hayatımda kimseye şiddet uygulama taraftarı değilim, ama bu tiplere uygulamak istiyorum. Sözlü şiddet uyguluyor ve ağzıma ne gelirse küfür ediyorum. Rezilsiniz ya... Beşiktaş'ta bir kadın sürücü ambulansa yol vermeyip bir de, "Ambulanssınız diye her şeyi ihlal edemezsiniz, burası ters yön" diyor. Söyleniyor falan. Görüntüyü birkaç kez izledim. Ve ne yalan söyleyeyim ağzıma ne geliyorsa küfür ettim. İçim rahatladı mı, asla rahatlamadı. Tiksiniyorum bu tiplerden. Bir de kadın. Hele böyle terbiyesizlikleri bir kadın yapınca daha da öfkeleniyorum. Bu nasıl berbat bir şey. Anlamak mümkün değil. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, "Direksiyon başında olmakla ambulansta sedyedeki olmak arasında kilometrelerce fark vardır. Yol vermek yerine, ambulansta hasta olup olmadığını sorgulayan, eve veya toplantıya geç kalmamak için bir hastanın hayatını riske atan sürücü haberleriyle karşılaşmasak daha iyi olmaz mıydı?" diye tivit atmış. Keşke bu tivit ile kalmasa olay da hanımefendiye ceza verilse. Mesela bir sene boyunca hastanede gönüllü hasta baksa. Güzel olmaz mı? Hışvahan da düğün Gaziantep'te herhangi bir yerde çarşıya alışverişe çıkın, rastgele bir dükkana girin ve Mine Özmen ya da Hışvahan diye söyleyin tamam. Herkes neredeyse "Ouuu Mine Ablamız baş tacı. Gaziantep'in yörüngesini değiştiren kadın, memleketimizi şaha kaldıran kadın" diye anlatmaya başlar. Ki bunu Gaziantep Belediye Başkanı Fatma Şahin de sık sık dile getirir. Gerçekten yedi sene önce yolum kesişti Hışvahan ile. Mine Özmen ile o zaman tanıştım. Mine Hanım asla boş durmuyor. Sürekli çalışıyor, üretiyor. Ailesi de keza öyle. Tarihi Hışvahan'ı restore edip bambaşka bir Gaziantep ile tanıştırdılar bizi. Ve gerçekten Erhan ve Mine Özmen sayesinde Antep turları çoğaldı. Bu hafta sonu da Mine Özmen'in yeğeni Hüseyin Erturhan'ın düğünü münasebeti ile Gaziantep Hışvahan'daydım. Fatma Şahin'in kıydığı nikahta Behzat Gerçeker yönetiminde Enbe Orkestrası da sahneye çıktı. Nasıl muhteşem bir geceydi. Tam da "Böyle olur Gaziantep düğünü" tadındaydı Hışvahan'daki düğün. Gaziantep'e, Sakarya'dan gelin gelmiş oldu. Beste Demirayak da Hüseyin'e aşık olduğu gibi adım atar atmaz Gaziantep'e de aşık olmuş. Aşık olunmayacak gibi değil. Her zaman yazıyorum, memleketin birçok yerinden daha çok kadına istihdam sağlanan, kadına saygı duyulan özel bir şehir Gaziantep. Bu anlamda benim gönlümde de çok ama çok başka yere sahip. Mutlu olsun ömür boyu Beste ve Hüseyin. Fatma Şahin'in de nikahta şahitlerden Mine Özmen'e söylediği gibi darısı Oğuz Özmen'in başına.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR