Sertab Erener, önceki gün İstanbul Havalimanı’nda kendisini çeken basın mensuplarına “Ben ünlü değilim, çekmeyin beni” diye bağırmış.


Pardon…


Neyin kafasını yaşıyorsun Sertab.


Ne tuhaf bir laf bu böyle.


Sen memleketin en ünlüsüsün. Çünkü Eurovision’da tek birinci olan sen değil misin?


Unutma Eurovision bu ülke için bir dönem hayat memat meselesiydi. Ki sen bu ülkenin en ünlüsüsün.


Hayır ünlü olduğunun sen de biliyorsun tüm memlekette.


Bunun onaylanmasını yeniden mi istedin.


Çünkü “Eurovision da birinci olunması için taktikleri vermek istemiyorum. Hala birinciliği tek ben korumak istiyorum” tadında bencilce bir açıklama yaptın kısa bir süre önce.


O yüzden “Ben ünlü değilim” diye bağırma havaalanlarında. Saygınlığını yitirme derim.


Ama senin amacın makyajsız ve bakımsız görüntülenmemekti bence.


Ki bu da çok haklı bir sebep.


Yani bu senin hakkın zaten.


Fakat en direk şekilde “Ben ünlü değilim çekmeyin beni” diyeceğine “Arkadaşlar şu an hiç müsait değilim. Sevenlerimin karşısına böyle çıkmak istemiyorum. Eğer anlayışlı olursanız çok sevinirim” gibi insanı bir konuşma yapsaydın inan ne bu fotoğrafın çekilirdi, ne de senin saçma sözün yayınlanırdı!


Gazeteciler de insan Sertabcığım. Az biraz insanı bir konuşma bitirirdi her şeyi inan. Ki senin kredin var bazı konularda.


İlla çektikleri her görüntüyü yayınlarla, insan canı acıtırlar diye bir şey yok.


Yıllardır aynı tuhaflığı yapıyorsun Sertabcığım gerek yok.

Şeyma yanında bir dostun yok mu?

İşte bunlar hep dostsuz, agresif haller. Bir diğeri de bilgisiz Şeyma Subaşı’dan gelsin madem.


Şeyma style bir açıklama yapmış yine “Yok artık namaz kılamıyorum. Çünkü sosyal medya zamanımı çok alıyor. Sosyal hayat yüzünden bal bla” gibi saçma bir açıklama yapmış.


Şeymacığım yanında doğru düzgün bir dostun yok mu? Sana “Şeyma ne ediyorsun, ne yapıyorsun. Günden güne kendine zarar veriyorsun. Konuştukça batıyorsun” tadında bir dost nasihatı vermiyor mu?


Hep lay lay loy bir hayat mı yaşıyorsunuz?


Canım benim. Yanlış üstüne yanlış yapıyorsun inan bana.

Evet sosyal medyada meşhur olmak için

-Saçmalamak şart.


-Dengisiz olmak en şart.


-Basit olmak şart üstü şart.


-Deli olman şart.


-O parti senin bu parti benim dolaşmak gerek.


-Yaratıcı olmak gerek.


-Farklı olman gerek.


Ancak!


Şunu unutmamamak gerek ki!


Çok hızlı ünlü sirkülasyonu yaşanıyor sosyal medyada. Eğer sosyal medya dışında kökün sağlam değilse. Geçmiş olsun.


Her gün yeni bir fenomen kapıda bekliyor.



Geçen hafta Atina, bu hafta Hollanda



Evet itiraf ediyorum:

1-Avrupa bastı.


2-Avrupa da üç gün sonra daral basıyor. Ülkem ülkem diye sayıklanmalar basıyor.


3-“Bu garsonlar bizim ülkemizde olsa kıyamet kopar” demeye başlıyorsun.


4-Azizim bizim ülkemizde de kırmızı ışık bile yansa eğer ayak parmağını bastığın anda arabalar durur” diyemiyorsun. “Böyle bir karar alında ama hala uyan yok” konuşması yapıyorsun.


5-evet çok kural rahatsız ediyor ben ülkemi özledim sayıklamaları had safhada yeşeriyor.


5-Her yerde bir Christmas ağacı, her yer ışıl ışıl “Ah bir zamanlar Mustafa Sarıgül Nişantaşı’nı nasıl ışıklandırırdı. Avrupa kıskanırdı” demeye başlıyorsun.


6-“Ne çok seviyor bu Avrupalı akşam olmu mu evine çekilmeyi kardeşim. Nerede benim memleket sokalarım cıvıl cıvı” derken kendini buluyorsun.


7-Adamlar hiç değişmiyor. Aynı disiplin, aynı kural. Benim memleketimde kuralsızlık e özlüyor insan.


8-“Benim memleketim cennet. Bu Avrupalıları para karşılığı ülkeye almak gerek” derken buluyorsun kendini.


9-Buradaki çocuklar neden ağlamıyor. Neden bizim çocuklar sürekli ağlıyor derken illa ki buluyorsun kendini.


10-Adamlar plastiği tamamen çıkartmış, plastik kaşık, bardak asla yok. Sigara içilmesi yasak olan yerlerde asla sigara içemiyorsun. Sokaklar tertemiz. Bisiklete biniyor herkes diye diye memlekete koşa koşa dönüyorsun.


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR