Önceki gün İngiliz Konsolosluğu’nda modacı Zeynep Kartal’ın defilesi vardı.


Bu defilede podyuma Acun Ilıcalı’nın ikinci eşi Zeynep Yılmaz çıktı.


Ve çıktığı anda yer yerinde oynadı.


Mekanda bulunan herkes çığlık, kıyamet Zeynep Yılmaz’ı alkışlıyordu.


Neden: Çünkü kısa bir süre önce Acun Ilıcalı, Şeyma Subaşı’dan boşandı. Ve genel olarak sektörde hiç bir kadın Şeyma Subaşı’yı istemedi. Yaşanan olayları tasvip etmedi ve Şeyma Subaşı ile hiç bir arkadaşlık ve dostluk kurmadı. Boşanma gerçekleşince de alkışlarla “Hak yerini buldu” mesajı verdi tüm kadınlar. Bu alkışlardan şunu anlıyorum: Evet kadın kadının dostu değil. Ancak öyle bir nokta geliyor ki, kadınlar hiç olmadığı kadar hemcinsine destek oluyor, arka çıkıyor. Bu alkışlar ve bunca yıldır yaşanan süreç tam da bu işte. Üstüne vazife olmadan konuşmak


Bizim ülkemizde bazı insanların en severek yaptığı şey de tam bu işte. Üzerine vazife olmadan konuşmak, açıklama yapmak. En son örneği de Çiğdem Tunç’ta yaşandı. Ne yaptı Çiğdem Tunç, Mehmet Ali Erbil’in sağlık durumu ile ilgili magazin basınına açıklama yaptı. Çocukları, doktor ablası, yani ailesi yapmıyorken üstüne vazifeymiş gibi çıkıp konuştu. Ve bu açıklama en başta Mehmet Ali Erbil’in kızlarını çok üzdü haklı olarak. Çiğdem Tunç özür diledi dilemesine ama nafile. İş işten çoktan geçti. Magazini sevmiyorum diyenlere inanmayın İnsanlar hala Acun Ilıcalı, Şeyma Subaşı boşanması sonrasında bir şeyler öğrenmek için yanıp tutuşuyor. Herkes dört gözle Şeyma Subaşı ne paylaşacak, ne söyleyecek takip ediyor. Ama sorsanız hiç kimse magazin sevmiyor, takip etmiyor. Yıllardır yazıyorum. “Magazin takip etmiyorum” diyene inanmayın. Hatta şiddetle bu insanlardan uzak durun. Mehmet Erdem’e hayran kalmış Önceki gece Nişantaşı’nın yeni mekanı Galvin’de İtalyan konuk şef Andrea Costantini’nin yemeklerini yedik. Şef iki günlüğüne İstanbul’a gelmiş ve hayran kalmış. Çok fazla yer görememiş ama ilk gün People’da Mehmet Erdem’i dinlemeye gitmiş ve bayılmış. Hatta kendisini çıkartmak isteyenlere “Hayır dinlemeye devam edeceğim bayıldım” demiş. İkinci gün ise bize yemek yaptıktan sonra Sultanahmet’e gitti. Gündüz vakit bulamadığı için gece İstanbul’da yağan yağmura rağmen gezmeye gitti Sultanahmet’e. Şef “Böyle insanlar yok bayıldım İstanbul’a. Çok misafirperversiniz” diyordu. Michelin yıldızlı şef inanılmaz güler yüzlüydü. Herkese gülücükler dağıttı. 41’inci sanat yılında şarkılarını sanatçılar seslendirecek Birçok kişi şarkıları dinlerken “A bu şarkı Ahmet Selçuk İlkan’ın mıymış” diye şaşkınlığını dile getirir. Gerçekten de unutulmaz, ölümsüz şarkıları vardır Ahmet Selçuk İlkan’ın. 3 Aralık Pazartesi günü bu şarkıları Baha, Berkay, Cengiz Kurtoğlu, Çağatay Akman, Demet Akalın, Ebru Yaşar, elif kaya, Emel Sayın, Emre Altuğ, Ferhat Göçer, Fettah Can, Haktan, İbrahim Tatlıses, Mehmet Erdem, Merve Özbey, metin Şentürk, Nil Burak, Rubato, Sami, Serkan Kaya, Sinan Özen, Soner Arıcı, Suavi, Şevval Sam, Yaşar, Zara, Zerrin Özer, Ziynet Sali, Zühre Dalmaz, Pelin Körmükçü ve Mesut Yar seslendirecek. Mustafa Kültür Merkezi’nde gerçekleşecek gecede bir ilk de yaşanacak ve uzun bir aradan sonra İbrahim Tatlıses’te sahneye çıkacak. Unutulmaz gecelerden olacağa benziyor. “Tam da 41 kere maşallah” denilen türden.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR