Sanatçının renk, yüzey ve psikolojik gerilimler üzerinden geliştirdiği yeni üretimlerini bir araya getirdiği sergi; benliğin parçalı yapısına, içsel karşıtlıklara ve çağdaş insanın anlam arayışına odaklanıyor. Adını Jungcu düşüncedeki “Anima/Animus” kavramı ile içe dönük, sezgisel, duygusal ve yargısal bir yönelimi ifade eden “INFJ” kişilik tipinden alan sergi, kimliği sabit bir yapı olarak değil; çatışan, dönüşen ve sürekli yeniden kurulan bir alan olarak ele alıyor. QUASIMOTHO’nun soyut resim dili, görünür olanın ötesine geçerek izleyiciyi sezgisel ve içsel bir deneyime davet ediyor. Bu sergide INFJ, yalnızca bir kişilik kategorisi olarak ele alınmıyor; Anima/Animus kavramı da popüler psikolojinin yüzeysel sınırlarının ötesine taşınıyor. Sergide eserler “Ben neyim?” sorusundan çok, “İçimde hangi kuvvetler birlikte yaşıyor, hangileri çatışıyor, hangileri birbirini sessizce dönüştürüyor?” sorusunda karşılık buluyor. Bu sergide INFJ, bir kişilik tanımının ötesine geçerek içe dönüşün, sezgisel yoğunluğun ve anlam arayışının görsel karşılığına dönüşüyor. Anima ve Animus kavramları ise insanın tek bir kimlikten ibaret olmadığını; içinde farklı sesler, karşıtlıklar ve dönüşen duygular taşıdığını hatırlatıyor. “IN/FJ/AA”, tam da bu içsel gerilim ve dönüşüm alanına odaklanıyor.

Ferit TUĞLUK

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR