Fazıl Say turizmi

Hafta sonu Bodrum farklı bir nedenle gelen konuklarla doluydu; Fazıl Say Konseri. Her zaman eğlenceli bir tatil ihtiyacını karşılayacak değil ya, Bodrum bu sefer ruhumuzu beslemek için bizi bekliyordu. Fazıl Say’ın Harbiye Açıkhava’daki konserinin iptal haberleri çıktığı zaman duruma sinir olup, dahi müzisyeni başka nerede izleyebiliriz diye düşünürken Bodrum Müzik Festivali’ndeki gösteri tarihini görüp mutlu olmuştum.

Turgut Reis D-Marin’deki konsere ulaşmadan önce inanılmaz bir trafiğe maruz kalıyoruz. Ülkenin dört bir yanından gelen Fazıl Say hayranları bu trafiğin ana nedeni. Konser alanına girdiğinizde sahnede duran Yamaha piyanoyu görünce bile heyecanlanıyor insan. Koca sahne henüz bomboş dursa da Fazıl Say’ın gelmesiyle birlikte sanki koca bir filarmonik orkestra sahneye çıkmış gibi bir enerjiyle doluyor. Açılış bölümünde Chopin’in yazdığı 23 gece müziğinin (noktürn) dördüyle ayinine başlıyor ünlü piyanist. Ayin diyorum, çünkü ortada müziğin ötesine geçen bir derinlik var. Sahnede Fazıl Say varken dev ekranda onun büyülü parmaklarını izlemek, melodiye eşlik ederken çıkardığı nefes seslerinde kaybolmak hepsi konserin bir parçası. Öyle ki bir süre sonra onun enerjisine kapılıp notlar sertleştiğinde gerilmeniz kadar melodik bölümlerde huzura ermeniz muhtemel hale geliyor.

Hiç konuşmadan bitirdiği ilk yarının ardından konserin ikinci bölümünde Atatürk için yazdığı Yürüyen Köşk’ün hikayesini paylaşırken duyabiliyoruz sesini. Yalova’daki Millet Çiftliğinde yapılan köşkün inşaatının bir çınar ağacının dalları etkilenmesin diye Atatürk’ün emri ile kaydırılış hikayesini paylaşıyor. “O ağaçta yaşayan kuşlar, böcekler etkilenmesin diye yapılan bu hareketi bir uzaylı gelse bile takdir eder” sözleri üzerine salondaki alkışların arkası kesilmiyor.

Bis bölümünde seyirciler arasındaki annesi için çaldığı “Ses” bizi derinden etkilerken konserin sonuna geldiğimizi anlayıp içinde bulunduğumuz rüyadan uyanıp, dönüş trafiğine koyulmak üzere yerimizden kalkıyoruz. Allah’tan bu sefer kulağımızda Fazıl Say’ın derinden etkileyen melodileri ve konser boyu şarkılara eşlik eden nefesinin sesi var. Ve ölmeden önce yapılacak en önemli şeylerden biri haline gelen Fazıl Say’ı canlı canlı izleyebilmenin bünyede yarattığı mutluluk…

Ve sonrası

Bu yıl 14.sü düzenlenen Bodrum Müzik Festivali 8 Ağustos’a kadar sürüyor. Salı günü gün batımı konserinde genç yetenekler Dorukhan Doruk ve Gülru Ensari’nin Schubert yorumlarını izlemek Çarşamba gecesi 23.00’te İzlandalı Vikingur Olafsson’un klasik müziğin sıra dışı ismi Philip Glass’a adadığı konserini takip etmek enteresa olacaktır. Festival boyunca Bodrum The Marmara’da sürecek olan Ara Güler sergisi de müzik kadar besleyici. Ara Güler’in çektiği farklı dönemlere ait Bodrum fotoğraflarının görülebileceği sergiye katılanlar fotoğrafların altına kendi özel notlarını ekleyebiliyor. Doğuş grubunun desteklediği Bodrum Müzik Festivali’nin tüm geliri çeşitli vakıf ve derneklere bağış olarak aktarılıyor ve konser fiyatları herkesin yararlanabilmesi için makul seviyelerde tutulmuş.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR