HT KULÜP
HABER HATTI
HT KULÜP YAZARLARI
Hayatın sırlarını atlardan öğrenmek 10 Kasım 2015 Salı, 14:14:42

Modern çağın modern yaşayan insanlarından biri olarak gelişen dünyanın bize sunduğu gelişmeleri gözünü kırpmadan deneyen bendeniz, bu sefer psikolojik sularda yüzüyor. Bugüne kadar terapinin kaç türünü denedim bilmiyorum ama bu kez hayatımda ilk kez duyduğum “Atlarla terapi” için Kemerburgaz dolaylarında
bir çiftliğe gidiyorum. Evet yanlış duymadınız, atlarla terapi! Konu hakkında ilk tepkim “Ben hiç ata binmedim ki” oldu ama zaten olayın ata binmekle alakası yok. CEO’lar, patronlar bu seanslara katılıp hayatın anlamını sorgularken, iç huzura ve başarıya bir adım daha yaklaşıyorlarmış. “Söylenilenler nasıl gerçek olabilir ki” sorusu beynimin her yerinde yanarken ilk görüşten itibaren huzur veren çiftliğin kapısından girdim. İçeride tanıştığım Sevgi Saybaşlı bir yaşam koçu aslında, iletişim aracı olarak atları kullanıyor. O ve eşi Çağatay Bey, kendilerine danışanlara yeni bir hayat veriyor adeta. “Atlar bizi iyileştirir ve daha yüksek bilinç seviyelerine ulaşmamıza yardımcı olur. Dünyayla doğru iletişim kurmamızı sağlar” diye atlara övgü gelse de heyecanım büyük. Hayvansever biri olarak bir at tarafından eğitilmek çok cazip geliyor tabii ki.

Başkası olma kendin ol

Atların yanına girmeden önce kendim olmam, numara yapmaya çalışmamam konusunda uyarılıyorum. Biz insan olarak duygularımızı bastırma eğilimindeyiz ama atlar buna müsaade etmiyor. İçimizdeki neyse ona tepki vermek doğalarında varmış, bu yüzden antidepresan kullanıcılarıyla iletişim kurmakta zorlanırlarmış mesela. Hissettiklerimizi algılayabildiklerini söyledikleri için kendim olmam lazım. Yeni biriyle tanışırken bile heyecanlanıp kendimizi pozdan poza sokarken yüreğimi okuduğunu bildiğim atın yanında nasıl  heyecanlanmam ki! Bir de eğitimlerde karşılaşma anı çok önemliymiş! Çünkü ilk karşılaşma sırasında insanın verdiği tepki, hayata bakış açısı, düşünme şekli ve öncelikleriyle ilgili bir sürü şey anlatıyormuş. Mesela mutsuz olup da neşeli davranmaya çalışan biriyseniz at bunu algılıyor ve yanınıza yaklaşmıyor. Bu yüzden
içimden “Başkası olma kendin ol, böyle çok daha güzelsin” şarkısını söyleyerek eğiticim olan iki metrelik şahane yaratık Candyman’in yanına giriyorum. Sevgi Hanım her zaman yanımda ama Candyman gibi devasa bir hayvandan ilk etapta ürkmemek mümkün değil. Kedi, köpek iyiydi de koca bir atla oynamak öyle kolay  olmuyor. Neyse ki Sevgi Hanım’ın direktifleri karşısında birbirimize alışıyor ve baş başa kalıyoruz. Atın sözümü dinlemesi ve istediğimi yapması için liderlik taslamam gerekiyor. “Hadi canım gidelim” diyorum, kımıldamıyor. “Gelsene bu tarafa”, diye çekiştiriyorum suratıma bile bakmıyor. Melül melül eğitmenime dönüp “Ne yapmalıyım” diyorum ama kendisi hiç karışmayıp “Aranızda halledin” diyor. Daha sonra Candyman’in gözlerine bakıp içimden “Beni rezil ediyorsun hadi gel benimle” dediğim an devasa at benimle yürümeye başlıyor. Sonrasında Sevgi Hanım benim atla geçirdiğim dakikalar boyunca verdiğim tepkilerden kişiliğim hakkında çıkarımları yüzüme vuruyor! Vurduğu noktalar zaten benim bildiğim ve değiştirmek istediğim konular. O söyleyince daha bir rahatlıyorum, yaptıklarım komik gelmeye başlıyor.

Doğada NLP

Atlarla yaşadığım deneyim vücudumda şok etkisi yaratmışken kızları Lara’yı okuldan alan Çağatay Bey de aramıza katılıyor. Küçük kızları Lara’yı o kadar kıskandım ki anlatamam. Hanımefendi okuldan direkt çiftliğe
geldi. Yavru kedilerden birini sahiplenmiş öpüyor, atları seviyor. Okuldaki arkadaşları bir yana, çiftliktekilerle daha mutlu gibi geldi bana. Lara’yı hayvan arkadaşlarıyla baş başa bırakıp bu sefer Çağatay Bey’le seansa başlıyorum. Çağatay Saybaşlı ise uzun süre beyazyakalı olarak devam ettiği hayatını 2003  yılında aldığı NLP eğitimleriyle bambaşka bir  boyuta taşımış. Çiftlikte dolanan köpekler, kediler ve keçiler yanımızdan geçerken bana bir seans yapıp geçmişimle çözümlemek zorunda olduğum konulara giriyor. Az önce atlarla müthiş bir deneyim yaşayıp frekans değiştirmişken Çağatay Bey’le çalışmak fena halde rahatlatıyor. Bir seans sonunda bambaşka biri olduğumu iddia edemesem de yeni bir yola çıktığımı fark ediyor ve rahatlıyorum açıkçası.

Yazarın diğer yazıları