Kimin sahne alacağını bile bilmeme gerek olmadan her sene koştuğum bir festival Sziget. Budapeşte’nin


bize karşı her zaman iyi ev sahibi rolünü oynamasının da etkisi büyük olsa gerek. Her zaman güzel hatıralarla dönülüyor. Bu sene de Robbie Williams, Florence and The Machine, Mo ve Kasabian gibi sahne performanslarını ve dünya devi genç DJ Avicii’yi izlemek için sayıları 400 bini bulan gençler toplandı. Eskiden ağır topları hafta sonuna koyan festival yetkilileri bu sefer konserleri bütün haftaya yayınca biz de pazartesiden gitmek zorunda kaldık. Sabah erken saatlerde doluştuğumuz Pegasus Havayolları uçağı dünyanın dört bir yanından Budapeşte’ye giden gençlerle doluydu. Herkesin festivale gittiği belli olduğu için sosyalleşme daha uçakta başladı diyebiliriz. Çadırları sırtına yüklemiş gençler özgürlük adasının yolunu tuttu. İlk gün Robbie Williams’ın konseri nedeniyle yaş ortalaması yukarılara çıksa da diğer günler gençlik


ateşi adanın her yerindeydi. Budapeşte’nin sıcağına rağmen sorunsuz geçirilen bir haftayı tabii ki müziğe


borçluyduk. Müzik harici hiçbir şey o kadar genci bir araya toplayamazdı doğrusu.




ROBBIE WILLIAMS NEYDİ ÖYLE?




Robbie konserine gideli 10 sene olmuştur herhalde. O zamanlar daha popüler, daha genç ve daha hevesli


olduğu için 10 sene sonra sahnede neyle karşılaşacağımı merak ederek konsere gittim. Açılışı her zamanki


gibi ‘Let Me Entertain You’ ile yaptığı anda bir baktık karşımızda aynı Robbie. Üstelik yaşı ile sürekli dalga


geçip durdu. “30 yaşın altındakilere kendimi tanıtayım, ben Robbie Williams, 90’larda erkeklerden oluşan


bir gruptaydım, sonra çok ünlü olduk, ben uyuşturucu tedavisi gördüm, hayata döndüm, beceremedim yine


tedaviye döndüm, sonra da bir dünya starı oldum. Siz bilmezsiniz” diye hayat hikâyesini esprili şekilde anlattı. Bir ara etek giydi, ‘Rock DJ’ klibinde kullandığı kaplanlı iç çamaşırını gösterip durdu. Ama konserin en tatlı bölümü seyirciler arasında olan 2 yaşındaki oğlu için grubuyla birlikte şarkı söylemesi oldu. Bir treni canlandıran Robbie Williams, bir şarkılık süperstar değil de “baba” olmuştu resmen.




KONSER NOTLARI




- YOK Öyle Kararlı Şeyler göğsümüzü kabarttı. Karnaval.com’un yaptığı yarışma sonucu Sziget’te sahne alma hakkı kazanan grup bu şansı çok iyi bir hatıraya dönüştürmeyi başardı. Grubu izleyenlerin keyfi gayet yerindeydi.




- FLORENCE and The Machine konseri bir ayin edasıyla geçti. Zaten Florence’ın ailesinde cadılık olduğu söylenip duruyor, bu konser ile iyice inandım. Canlı performansı kesinlikle izlenmesi gerekenlerden.




- SELAH Sue ilk albümüyle gönlümüzü kazanmıştı fakat sonradan birçok star gibi Amerikanlaşma yolunda ilerlemeye başladı. Konserde ilk albümünden şarkılar söyledikçe mest olduk ama tabii ki yeni albümünün


şarkılarını bilenler çoğunluktaydı.




- INFECTED Mushroom konser verdiği A38 sahnesine sığmadı. İçeri giremeyen 10 bin kadar kişi konseri dışarıdan izledi. Allah’tan sirkülasyon hali vardı da bir ara içeri girebildik.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR