HT KULÜP
HABER HATTI
HT KULÜP YAZARLARI
Samimiyet 'listesi' 28 Mart 2017 Salı, 10:54:22

En iyi, en kötü listelerine bakmaya bayılıyorum. İçlerinde benim ‘iyi’ ya da ‘kötü’ dediğim filmler, şarkılar, diziler, romanlar var mı diye ararken kendimi Indiana Jones gibi hissediyorum. Bahsettiğim şu sade suya tirit, bir hafta ‘en iyi İskender kebab yapan mekân’, diğer hafta ‘en iyi SPA oteli’ seçen kerameti kendilerinden menkul ‘büyük jüri’lerin ‘drink’lerini alırken’ iki arada bir derede yaptıkları  listeler değil. Üzerinde çalışılmış, konunun ‘uzmanları’nın seçtiği listeler... Ortalıkta elle tutulur bir sinema (Altyazı ve internetteki Arka Pencere’yi bir kenara koyuyorum) dergisi olmadığından, her ay dönüşümlü olarak ‘hayatını kaybetmiş bir ünlü’yle ‘mezartaşı’ gibi kapaklarla çıkan edebiyat-kültür dergileri de ‘liste’ işiyle ilgilenmediklerinden olsa gerek, bizde ‘liste’ pek yapılmıyor. Listeyi yapacak olanlarla, listeye konacak olanların genellikle eş-dost olmasının da bir etkisi vardır herhalde! Bu tarz listelerin manyağı İngilizler! Bayılıyorlar ‘en sevilen’, ‘en  sevilmeyenler’ listesi yapmaya. Gazeteler, televizyonlar, radyolar yılda bir, yok yok ayda bir okuyucuları, izleyicileri, dinleyicileri arasında anket yaparak İngiliz halkının ‘en sevdiği’/‘en sevmediği’ şeylerin listesini yapıyorlar.

Sinemamızın en iyi 100'ü

İngilizler, zaman içinde işin suyunu çıkarmayı da başarmış. Ortalıkta o kadar televizyon kanalı, gazete, dergi olunca bu listelerin çeşitliliği de almış başını gitmiş: ‘En Sevilen TV Dizisi’, ‘En Sevilen Çizgi Film Kahramanı’, ‘En Nefret Edilen Pembe Dizi Karekteri’, ‘En İyi Kötü Adam’, ‘En Beğenilen TV Reklamı’, ‘Unutulmaz Canlı Yayın Gafları’, ‘En İyi Aşçı’, ‘En Soğuk Hollywood Yıldızı’... O kadar ki ‘Rock Müzik Tarihinin En İyi Açılış Cümlesine Sahip Şarkısı’ listesi bile gördüm. BBC Radyo 2 yapmıştı ve listenin zirvesinde Morrisey’den’Everyday is Like Sunday’ vardı. Neyse konumuz İngilizler değil! Zaten bütün
bunları daha önce de yazmıştım. Konumuz, Hürriyet Pazar ekinde Uğur Vardan’ın ‘duayenlere’ sorarak hazırladığı ‘Sinemamızın En İyi 100 Filmi’ listesi. Liste için ‘en iyi 10’ filmini seçen yönetmen Ümit Ünal, önceki gün sosyal medyada bir açıklama yazmıştı. Listesinin her haliyle ‘manasız ve saçma’ olduğunu belirtip usta yönetmen Martin Scorsese’nin “Benim de film yaptığım dönemdeki çağdaşlarımı değerlendirmem doğru olmaz” anlamındaki sözlerini hatırlatan Ünal, “Bu zamana kadar bu olgunluğu gösteremedim ama bundan sonra bu ilkeyi gözeteceğim” diyordu. Ünal'ın bu duruşunu, Scorsese'nin bahsettiği gibi bir 'olgunluğu' göstermeyi bırakın, jüride ‘listeye’ kendi filmini yazanlar vardı. Ata Demirer kendi yazıp oynadığı ‘Eyyvah Eyvah’ın, Ömer Vargı yönettiği ‘İnşaat' ve 'Kabadayı'nın, Yüksel Aksu kendi filmleri ‘Dondurmam Gaymak ve ‘İftarlık Gazoz’un, Ömer Faruk Sorak 'Vizontele'nin, Cüneyt Arkın yönettiği ve oynadığı ‘Vatandaş Rıza’nın ‘Sinemamızın en iyi 10 filminden’ biri olduğunu düşünüyor. Şuursuzluk bile denemeyecek bu durumdan daha acısı, 100 kişilik jüride kendilerinden başka kimsenin bu filmlerin ‘sinemamızın en iyi 100 filmi’ arasında olduğunu düşünmemesi! Bu arada Yüksel Aksu, diğer filmi ‘Entelköy Efeköy’e Karşı’yı neden listeye almadığını da merak ettim doğrusu. Herhalde 11’inci sıradadır!

Ezberden söylenen filmler

Listeyle ilgili beni rahatsız eden ikinci şey ise ‘samimiyetsizlik’! Bazı sanatçıların ‘En İyi 10’ listelerinin samimiyetten uzak ve tamamen ‘ezber’ olduğunu düşünüyorum. Çünkü listeleri buram buram ezber kokuyor! Sinemaya kıyısından köşesinden bulaşmış herkesin bir şekilde yıllardır ‘en iyi’ diye duyduğu, öğrendiği filmleri listelerine otomatik olarak almış bazı arkadaşlar. “Bunları söylersem sinemadan ne kadar anladığım belli olur” tadında seçimler. ‘Sevmek Zamanı’, ‘Umut’ dedin mi hop ‘sinemadan anlıyor’ oluveriyorsun ya! Keşke ‘dev jüri’deki herkesten filmleri neden ‘En iyi 10’ listelerine aldıklarını açıklamaları da istenseymiş. O zaman ak koyun kara koyun belli olurdu. ‘Aaaahh Belinda’yı listesinde ikinci sıraya koyan arkadaş neler yazardı acaba? Listedeki ‘en samimi 10’ Cem Yılmaz’ınki gibi geldi bana. Böyle listeler bir parça da kişiseldir. Ve ‘Davaro’ ancak hesapsız kitapsız, çok samimi ve içten hazırlanan bir listeye girebilir...

Yazarın diğer yazıları