HT KULÜP
HABER HATTI
    HT KULÜP YAZARLARI
    Gergin bir haftaya hazır mısınız? 24 Mart 2014 Pazartesi, 09:55:09


    Günlerdir gerginiz. Hatta öyle gerginiz ki, sokakta karşılaştığımız bir arkadaş ile tokalaşıp öpüşürken, sarılırken elektrik çarpıyor birbirimizi. Şaka değil. Gerçekten herkes gergin. Yüzler asık. Birçok kişi mutsuz. Gülmeyi unuttuk diyebiliriz. Televizyonda sürekli yüksek sesle laf yetiştiren devlet büyükleri. Ekranda sürekli konuşma programları. Ve işte tüm bunlar bugünden itibaren ikiye katlanacak oy verme gününe kadar. Ve evet artık 7’den 70’e herkes seçimle yatıp seçimle kalkıyor. Pazar günü hepimiz için önemli. Hem de çok önemli. Seçimle hiç ilgilenmeyen, hatta “Aa seçim mi var” diyen birçok kişi dört gözle pazar gününü bekliyor. Hiç oy kullanmamış, oy kullanmaktan bihaber birçok kişi sandık başında görevli. Hiç abartmıyorum gece eğlence sektöründe çalışan ve işi sabahın ilk ışıklarında bitecek birçok arkadaşım hiç uyumadan sandık başına göreve gidiyor. Bu durumda ve noktadayız. Bu yüzden de herkese çok büyük sorumluluklar düşüyor. Oy kullanacak herkes sorumlu. O yüzden de kime, niye, ne için oy verdiğimize çok dikkat etmemiz gerekiyor. Yarınlarımız, geleceğimiz, çocuklarımız için. Bu hafta sonu da sokaklarda hep bir tedirginlik ve gerginlik gördüm. Ve tabii hiç kimse para harcamak istemiyor. Bu da özellikle gece hayatı için önemli bir etken.

    Üç beş tavsiye

    - Bu hafta ekstra gergin olacağımız için benden size tavsiye. Mecbur olmadıkça araba kullanmayın. Yürüyün hanımlar beyler. Havada güzel, yürüyebildiğiniz kadar yürüyün.
    - Mümkün olduğu kadar sizi tartışmanın içine sokacak insanlardan kaçın. Hatta duymazlıktan gelin.
    - Kendinizle baş başa kalıp gazeteleri okuyun. Hatta okuyabildiğiniz kadar çok köşe yazarını okuyup pazar gününe hazırlanın.
    - Hepimiz bilgi işlemci olduk. DNS ayarı, Twitter’a girme teknikleri derken yeni şeyler de öğrenmiş oluyoruz. Bu arada bir çok program var. Hepsini indirip deneyimleyin derim.

    Kadın eli

    Nişantaşı demişken artık mekân işi denince ilk akla gelen isimlerden Ayşegül İlsever yeniden Nişantaşı’na dönüş yaptı. Mini Bar isimli bir mekân açtı Abdi İpekçi Caddesi’nde. O kadar keyifli ki, kendinizi dünyanın bambaşka bir yerinde hissediyorsunuz. Ayşegül’ün çok seveni ve çevresi vardır. Daha henüz açılış yapmadı, hatta açıldığını  irçok kişiye duyurmadığı halde mekân tıklım tıklım. Gerçekten çok keyifli. Yemekleri de çok güzel. Kendinizi çok iyi hissedeceksiniz. Gidin ve deneyimleyin derim.

    Herkesin elinde telefon

    Bu hep söylediğim, yazdığım bir şey ama bu hafta sonu herkesin elinde ekstra bir telefon durumu vardı. Herkes birbirine “Nasıl indireceğim, ne indireceğim. DNS ayarları ne. Nereden gireceğim. Bunu mu yapacağım, böyle mi yapayım?” diyordu. Hatta konuşulan ve merak edilen şey sadece buydu. Cuma akşamı kulüpler çok olmasa da kalabalıktı. Cumartesi de öyle. Gerçekten insanların kafası dolu. Eğlenemiyorlar bile. Herkes pazar gününe kilitlenmiş durumda. Vallahi sizi bilmem ama bizim buralarda oturduğum yerde sokakta oynayan çocuklar bile seçimle çok alakalı. Her şeyden ama her şeyden haberdarlar. En çok sinir oldukları durum da Twitter meselesi malum.

    Nişantaşı’ndan son haberler

    İtiraf etmem gerekirse Cihangir’de çok kez gaz altında kalınca soluğu Nişantaşı’nda aldım. Perşembe günüde yine Twitter kapandığında Nişantaşı’ndaydım. Salomanje’de ‘Taş Plak’ gecesi varmış. Bundan böyle de her perşembe olacakmış. Kesinlikle tavsiye ediyorum. Dünde kalmış ama hiçbir zaman unutulmamış birbirinden güzel şarkılar çalıyor. Ve bugünlerde karışık, karmakarışık ruh halimizede ilaç tadında. Yolunuz düşmese bile düşürmeye çalışın. Gerçekten keyifli bir akşam geçirin derim.

    Cihangir de neler oluyor

    Bu köşe de de çok kez yazdım, haziran ayından bu yana Cihangir’de olan biteni. Çoğu zaman cuma-cumartesi yaşanan gazlı geceleri. Hatta öyle ki, “Buralar da neler oluyor başka semtte oturanların haberi yok. Bu çok ağırıma gidiyor” dediğimde oldu. Ama Allah’a çok şükür uzun süredir sessiz, sedasız bir bekleyiş var. Berkin Elvan’ a veda ettikten sonra buralar pek sessizleşti. Ama bu sessizlikde öyle sizin düşündüğünüz bir sessizlik değil. Sessiz bir çığlık. Haziran 2013’ten bu yana yaşananları bu semtte oturan biri olarak ne kadar aktarabildim size bilemiyorum ama buralar seçim öncesi gayet sessiz. Tam da olması gerektiği gibi.

    Yazarın diğer yazıları