Çoğu zaman "Kadın kadının düşmanı" olsa da; (ki ben de sık sık bu konularda yazı yazıyorum. Çünkü kadın kadının, düşmanı değil, dostu, destekçisi, toparlayıcısı olursa daha da kuvvetli olacağımızı düşünüyorum.) kadın kadının da en büyük destekçisidir aynı zamanda.

Bu hafta Show TV'nin reyting rekorları kıran "Kızılcık Şerbeti"nde Nursema ve Kıvılcım'ın arasında şahane ve gerçekten kayıtlara geçmesi gereken bir diyalog geçti. Aslında bunu bir dönem iyi anlaşamayan, birbirini önyargılarla eleştiren iki kadının diyaloğu da diyebiliriz.

"Bir kadın, farklı görüş ve inanışları olan bir başka kadına; başına gelenlere çok üzüldüm. Keşke bilseydim elimden geleni yapardım. Ben hiç kimsenin özellikle kadınların şiddete maruz kalmasını hiç kaldıramıyorum. Hele sana yapılmasını, içimizden, ailemizden birine yapılmasını asla kabullenemiyorum. Niyetim sana olanları hatırlatıp vah vah demek değil. Sadece ne kadar güçlü bir kadın olduğunu hatırlatmak. Sen benim hayatımda tanıdığım en güçlü, en cesur kadınlardan birisin. Kaderine razı gelmedin, savaştın ve kazandın. Bundan sadece sen, ben değil herkes o kadar çok şey öğrendi ki!! Ben senin o dik duruşuna o kadar hayranım ki! Evet biz birbirimizden çok farklıyız. Birbirimizi pek sevmedik. Belki, biraz önyargılı yaklaştık ama bak şimdi yan yanayız. Hayatında hiç kimsenin sana zorla bir şey yapmasına izin verme olur mu? Biz hepimiz senin yanındayız. Kızım, annem, kardeşim. Kimse yoksa biz varız bunu sakın unutma" diyor.

Bir dönem sevmediği ve farklı bulduğu kadından bu cümleleri duyan diğer kadın; "Utandırdınız beni. Hiç beklemiyordum" diye ekliyor.

Ve yine karşısındaki kadını güçlendiren diğer kadın, "Utanması gereken kişi sen değilsin. Sen çok akıllı, çok güzel bir kadınsın. Ve her şeyin en iyisine layıksın. Yaralarımızı birlikte saracağız..."

"Önyargılar" ile büyütülmüş diğer kadın, "İnsan her gün bir şey öğreniyor. Beklemedikleriniz, en zor anınızda elinizden tutuyor. Sevdikleriniz de sizi uçurumdan itiyor..." diye bitiriyor.

Bu cümleleri neden yazıyorum biliyor musunuz?

Dizinin bu bölümü biter, diğer bölüm beklenir. Belki de bazı diyaloglar unutulur. Ama yazı kalır. Bu yüzden de unutulmaması gereken bazı cümleler okudukça akla daha da kazınır. Sizler de dikkatli okuyun. Ve bir kadın, bir başka kadını överek, yücelterek, destek olduğunu göstererek küçülmez daha da büyür. Karakterini ortaya koymuş olur.

Kadın birlikte daha güçlü unutmayın. Biliyorum ki, biz kadınlar birbirimize destek olarak daha da güçlü olabiliriz. Dizinin kadın senaristlerini de buradan gerçekten kutluyorum. Şahane noktalara dokunuyorlar.

Bu arada gerçekten ilk başlarda birçok kişinin "İzlemem" dediği dizinin fanı olduğunu da görüyorum. Ekip şahane işler çıkartıyor.

Ve tabii malumunuz RTÜK "Kızılcık Şerbeti" dizisine şiddet sahneleri yüzünden en üst seviyeden cezalandırma kararı vermişti. Ancak bu cezaya itiraz edildi ve mahkemeden yürütmeyi durdurma kararı çıktı. Ve RTÜK'ten de savunma istedi. Bu sebeple dizimizi izlemeye devam ediyoruz. Ve haftayı sabırsızca bekliyoruz.

Nebahat Çehre’yi unutmayın

Nebahat Çehre, "Güzel bir şekilde veda etmek istiyorum" demiş.

Ben de kendisine, "Nereye gidiyorsunuz Nebahat Hanım. Daha sizi çok dizi ve filmde izlemek arzusundayız" diyorum ama senaristler ve yapımcılar Nebahat Çehre'yi yok sayıyor.

Daha önce de defalarca yazdım, yine yeniliyorum. Nebahat Çehre'ye "Aşk-ı Memnu" sonrası hep Firdevs Yöroğlu karakteri gibi roller gitti. Bunu kendisi sık sık dile getirdi.

Ki yıllardır Nebahat Çehre, "Artık yeter ben bu rolleri oynadım. İzleyicimin karşısına farklı bir rol ile çıkmak istiyorum. Belki de bu son olacak" dedikçe yapımcılar yok saydı, sayıyor. Nedeni belli değil!!!

Oysa ki, şahane bir oyuncu Nebahat Çehre. Ve yaşına rağmen hala fit ve süper gözüküyor. Yaşını asla göstermiyor.

Ve "Güzel bir şekilde veda etmek istiyorum" diyor. Bundan daha iyi bir istek olabilir mi?

Düşünün oyunculuğunu taçlandıracak bir rol peşinde. Ve artık bu usta oyuncuyu yok saymasanız mı? Yapımcı senaristlere buradan bir kez daha sesleniyorum.

E ne demişler

Shakira'yı aldatan şu meşhur koca Pique'den haber var.

Meğer iki çocuğunun annesi Shakira'yı, Clara Chia ile aldatan Pique de aldatılmış. İspanyol basını, Pique'nin de Chia tarafından aldatıldığını yazmış. Chia'nın Manchester City'nin teknik direktörü Pep Guardiola ile ilişkisi olduğu öne sürülmüş. Ve Guardiola, Pique'nin eski hocası. Chia'nın kendisini bir avukatla aldattığını düşündüğü Pique'den intikam için Guardiola ile ilişki yaşadığı da iddia edilmiş.

Vay anasını vay.

Neler olmuş meğer. E ne demişler;

1-Yaşattığını yaşatmadan;

2-Kınadığını yaşamadan ölmezmişsin.

Daha neler duyacağınız kim bilir!!!


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR