HT KULÜP
HABER HATTI
HT KULÜP YAZARLARI
'İç çamaşırı başıma gelirse geri veririm' 01 Şubat 2016 Pazartesi, 10:45:36

Biliyorsunuz bizim memlekette özellikle yakışıklı dendi mi akan sular durur. İşte Cem Belevi de hem yakışıklı hem sesi güzel hem de James Franco'ya benzetilmesi çoktan kapıları sonuna kadar araladı. 'Sor' adlı single'ının ardından 'İnadına Aşk' dizisiyle yıldızı parladı. Şimdi dizi bitti, yeni single hazırlığında. Geçen öğlen Nişantaşı'nda buluşup sohbet ettik. Akıllı ve ayakları üzerine basan biri Cem. Cem'i bulmuşken ayaküstü yapmadan olmazdı. HT Dokun ile siz de izleyin derim. Biz konuşurken çok güldük, eğlendik sizin de eğleneceğinizi düşünüyorum.

'YOLDA SIKIŞTIRIYORLAR'

-Yolda seni sıkıştırıyorlar mı?

Evet tanındıktan sonra daha da fazla sıkıştırmaya başladılar.

-Ne söylüyorlar sana en çok?

"Sor" diyorlar, şarkımın sözünü.

-Ne soruyorsun?

Ben de "Ne sorayım?" diye soruyorum.

-Mıncıklıyorlar mı?

Oluyor bir şeyler. İmza günlerinde öp öp öp öp doyamadım kısmı yaşıyoruz.

-En çok neren mıncıklanıyor?

Yanaklarım, ellerim filan işte.

'BAŞARIYI KISKANIRIM'

-Pop dünyamızda sahneye iç çamaşırı atılmışlığı vardır. En son Murat Boz'un sahnesine atılmıştı.

Hım daha başıma gelmedi ama başıma gelirse geri veririm.

-Sevgilin var mı?

Hımmmmm.

-Olsa da söylemez misin yok mu?

(Uzun bir süre düşünüyor)

-Aşk senin için ne anlam ifade ediyor. 3 kelimeyle anlatsana.

3 kelimeye sığdırılacak bir duygu değil.

-Kıskanç mısın?

Yerine göre.

-Kıyafetine mi karışırsın?

Bir kadın benim durabiliyorsa ne giyeceğini de biliyordur.

-Neyi kıskanırsın?

Başarılı bir insanın başarasını kıskanırım. Daha çok motive eder.

-Şu an kimi kıskanıyorsun?

Sanırım şu an kendimi yaktım.

-Yani.

İnsanların takdirini kazanmış herkesi kıskanıyorum. Başarılı insanları ben de örnek alıyorum.

-10 sene sonra kendini nerede görüyorsun?

İnsanların hayatında bir cümle bile olmuş oluyorsam ne mutlu bana. Yazdığım sözlerle, oynadığım diziyle olabilir. İnsanların hayatında anlam ifade etmek benim için çok önemli.

Yemeden geçme

Ünlüsü bol

NİŞANTAŞI'NIN en yenisi Topağacı'nda açıldı, adı Grey. Geçen hafta inşaat halindeydi, bir kitap tanıtımı yapıldı, kalabalıktı. İnşaat bitti ardından doğum günü yapıldı. Şimdi de tıklım tıklım. Eskiden Union vardı şimdidin Grey'inin yerinde. Eski halinden eser yok şimdi. Dekor tamamen değişmiş. Sunumlar değişik farklı. Topağacı'nda eksik olan Brasserie açığını fazlasıyla kapatacağa benziyor. Ünlüsü, bloggerı, reklamcısı, işadamı bol bir mekan. Birçok kişi sırf "Bilmem kimi gördüm" demek için bile gidecek. Siz de bir şeyler yemeden geçmeyin derim.

Mutfağa daldım:

İÇERİYE girer girmez direkt mutfağa daldım. Hiç düşünmeden daldım. Çünkü bana resmen gel gel yaptı. Mim Kemal Öke'nin en yenisi Central. Nişantaşı'nda yeni açıldı açılmasına ama gerçekten iyi ses getirdi. Şef Arda Türkmen'in popülerliğinin de tabii bunda etkisi yok değil. Bu mekanın da ünlüsü çok hem de her saat. Mekanın beş ortağı var. Ben böyle çoklu ortaklı yerlerin çok uzun vadeli olacağını düşünmem pek ama mekanın içi, dekor, sıcaklık, lokasyon, ortam gayet yerinde. Yani tüm eksikler birleşmiş. O yüzden de adını çok duyarız gibi geliyor bana.

'Rahat gezemiyorum'

CEM Yılmaz 'İftarlık Gazoz' filmin galasında "En çok özlediğim şeyi yaptım, rahat rahat gezdim. Muğla'da beni kimse tanımıyordu" demiş. Yani filmin çekimleri sırasında Muğla'da tanınmadığını anlatıp rahat gezdiğini söylemiş. Aslında biraz da rahat gezememekten yakınıyor az biraz. Tabii şimdi Cem'den örnek vereceğim derdim o değil. Genel olarak tüm sanatçıların "Kardeşim bir rahat gezemiyorum sokakta şöyle gerine gerine" dediğini biliyorum. Ünlü olana kadar, tanınmak için "Allah'ım keşke daha büyük kitlelere ulaşsam. Sokakta yürürken herkes beni tanısın" diye çalışır, didinir uğraşırlar. O zamanlar şimdi istemedikleri basın mensuplarıyla can ciğer kuzu sarması olurlar. Ama istedikleri yere geldikleri zaman, banka cüzdanları bir hayli kabardıktan sonra "Sokakta tanınmamayı, rahat dolaşmayı özledim" derler. Şaka gibi ama ben bunu anlamıyorum ki. Ha bu arada bir zaman sonra yani o ünlerini kaybettikten sonra da "Ah nerede o günler" diye tuhaf şeyler yapmaya kalkarlar. Entresan bir matematik işin içinden çıkabiliyorsanız buyurun.

Yazarın diğer yazıları