HT KULÜP

Evliliğimiz Doğu ile Batı'nın sentezi gibi...

Eşi Siirt'li kendisi Bursalı olan Beyhan Bağış, Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış ile olan evliliğini, Doğu'nun ve Batı'nın sentezi olarak nitelendiriyor.


Devlet Bakanı ve başmüzakereci Egemen Bağış'ın eşi Beyhan Bağış'la İstinye Park'taki Anatoli mağazasında bir araya geldik. Buluşmaya yarım saat önce gelen Beyhan Hanım, mağazadaki ürünlerle ilgilenirken bizi karşıladı. Yıllara dayanan tasarım aşkını; yarattığı markasıyla tüketiciyle buluşturan Beyhan Hanım, ürünlerine tıpkı bir annenin çocuğuna duyduğu özenle yaklaşıyor. Hem bir işkadını hem de bir anne olan Bağış'la iş hayatından özel hayatına kadar her şeyi konuştuk.

Röportaj: Aybala ÇALIŞKAN

Beyhan Bağış moda ve tekstile aslında yabancı bir isim değil... New York'taki günlerinizden bahseder misiniz?

1988 yılında Amerika'ya gittikten sonra Fashion Institute of Technology'de moda okudum.Bunun üzerine işletme masterı  yaptım Amerika'da ve devam eden dönemlerde gerek mağazacılıkta gerek tekstil dünyasında, satın alma, üretim ve mağazacılıkta satış eğitimi olmak üzere çok farklı görevlerde bulundum. Bu dönem içerisinde çok büyük bir şansım daha oldu. New York gibi bir şehirde Birleşmiş Milletlere çok yakın 'Miracle Gift Store' (Mucize Hediyelik Eşya) mağazası adında kendime ait bir mağazam oldu ve işletme masterı  yaptığım dönemde bu mağazayı da işleterek hem New york'ta bir girişimcilik örneği göstermiş oldum hem de kendi kültürel değerlerimizle ilgili bazı ürünleri şatışa sunduğumuz mağazada bu sektördeki bazı eksikliklerle ilgili bilgide edindim.14 sene süren  Amerika yaşantımdan sonra 2002 yılında eşiminde milletvekili seçilmesiyle Ankara'ya kesin dönüş yaptık.

Anatoli markasının doğuş hikayesini dinleyebilir miyiz?

Hepimizin evlerimizde, günlük hayatımızda taşıyabileceğimiz kullanabileceğimiz kendi çocuklarımza yeni kuşaklara bırakabileceğimiz ürünler tasarlamak istedim. Açıkçası tasarım yapmak 1995 yılından beri içimde yatan bir tutkuydu tabii ki her zaman moda ve tekstilin için oldum ama tasarımın içinde olduğunuzda zaten bunlar birbirine çok bağlı konular dolayısıyla anatoli ile birlikte bu projeye başladım.

Biraz ürün yelpazenizden bahsedecek olursak ne tarz ürünleriniz var? Hangi el işçiliğini kullanıyorsunuz?

Evinizde ikram için kullanabileceğiniz, hediyelik eşya anlamında kullanabileceğiniz dekoratif gümüş, altın kaplama ve pirinç üzeri aynı zamanda cam ve porselen ürünlerimiz bulunmakta. İşçilik olarakta Türkiye'nin çeşitili yörelerinden yok olmaya yüz tutmuş bazı işçiliklerimize öncelik vermeye çalışıyoruz  Antep yöresinin ehram kakma tekniğini kullanıyoruz. Bu tür stilize ve modernize yöntemlerle el sanatlarını günümüze kazandırmaya çalışıyoruz.

 
Tasarım aşamasında destek aldığınız kişiler oldu mu?

Yıllardır önemli bir dostluğu paylaştığım, kostümlerimde de bana destek veren Özlem Süer’e danıştım.  ''Özlemciğim kafamda öyle büyük bir proje var ki, çok iyi bir ekibe ihtiyacım var ve neresinden başlayacağımı bilmiyorum” dedim. Ertesi gün büyük bir heyecanla beni aradı: “Öyle birini buldum ki daha iyisini arasak bulamayız” dedi. İTÜ'den Yard. Doç. Gülname Turan... Kendisinin sanat tarihi doktorası var ve tez konusu son Osmanlı ve cumhuriyet dönemi masa üstü objeleri. Hemen bir toplantı yaptık. İçimizdeki tutku ve tasarım anlayışımız çok iyi uyuştu ve Gülname Hoca projenin danışmanı oldu.

Müşteri portföyünüz kimlerden oluşuyor, kimler daha çok ilgi gösteriyor?

Türkiye'de kültürel değerler o kadar yükseldi ve eskiye olan özlem o kadar arttı ki sağ olsun Türkiye'de  yaşayan müşterilerimizde gerek evlerini dekore etmek, yurtdışındaki arkadaşlarına hediye etmek amacıyla  bizi yalnız bırakmıyorlar.

Marka olarak bir nevi kültür elçiliği yapıyorsunuz...

Evet inşallah onu başarırız zaten o inançla yola çıktık. Buradaki kültürel değerleri  günümüze taşımak yeni kuşaklara taşıma misyonu benim için kendi içinde bir sosyal sorumluluk projesi oldu ve inşallah bu dünyada göçüp gittiğimizde Kültürel değeri olan bir markayı bırakmak beni çok mutlu edecek.

Mağazanızda erkekler içinde hediye seçenekleri  var. Eşiniz Egemen Bağış'a mağazanızdan hangi ürünü hediye etmek isterdiniz ?

Valla önce tavla oynamayı çok seviyor tavla konusunda da iddalıdır o yüzden mağazamızdan ilk hayırlı olsun ürünü olarak kendi siftahını o tavla ile yapmıştı. Benim ona hediye etmek isteyeceğim ürünler, Selçuklu ejderi kol düğmemiz ve mühürümüz  var.

Hem iş kadını hem de bir annesiniz. Çocuklarınıza karşı nasıl bir annesiniz?

Disiplinli ve kuralcı olmaya çalışıyorum ama çok katı değilim. Çocukluklarını yaşamalarına izin veriyorum ve birlikte kaliteli vakit geçirmeye çalışıyorum. Karı koca zamanımız kısıtlı olsa da çocuklarımızın etkinliklerine zaman ayırmaya çalışıyoruz. Onlar bizim en büyük hazinemiz.

Egemen Bey çocuklara zaman ayırabiliyor mu?

Tabii çok zor oluyor... Siyaset doğası gereği düzensiz bir hayatı gerektirebiliyor. Kızımızın ya da oğlumuzun okulda bir etkinliği varsa bunu ben bir şekilde programlayıp eşimin planına dahil etmeye çalışıyorum ama tabii ki son anda bir telefonla da iptal olabiliyor, bu da  siyasetin cilveleri kesinlikle şikayet etmiyorum, zamanla ortama ayak uyduruyorsunuz. Kısa zamanda kaliteli vakit geçirmeye çalışıyorsunuz çocuklarınızla.

Evinizde dostlarınıza muhteşem sofralar hazırladığınızı duydum...
 
Evde sofra kurmayı, dostlarımızı ağırlamayı çok seviyorum çünkü oda bir aile geleneğinin parçası oluyor. Yaz aylarında deniz kabuğuyla bir  sofra kuruyorsam sonbahar aylarında turuncu renklerinde biraz kızarmış yaprakların tonlarında bir sofra kuruyorum. Bu şekilde tasarım ruhumu da besliyorum.

Eşiniz Siirt'li, siz Bursalı'sınız. Evliliğin ilk yıllarında uyum sorunu yaşadınız mı?

Aslında bir uyum süreci yaşanmadı. Türkiye aslında Doğu'yla Batı'nın sentezi... Ben batısındanım, eşim doğusundan...Ortada çok güzel bir denge ve sentez yakaladık... Hakikatten hiç zorluk yaşamadım aile geleneklerimiz birbirine çok benziyordu. Farklı olan bir şey vardı o da mutfaklarımız. (gülüyor) Doğu ile Batı'nın sentezi oldu bizim evliliğimiz.

Son olarak girişimci kadınlara ne gibi tavsiyelerde bulunursunuz?

Öncellikle cesur olmalarını tavsiye ediyorum iyi plan program yapmak gerekiyor mikro kredi gibi çok imkanlar var Anadolu'da gerek çiçek satan kadınımıza gerek evinde mantı açıp satan kadınımıza dantel örüp satan bizimde küçük küçük projelerimiz oluyor bu kadınlarımızla bi şekilde bu kredilerden bılınçlı olmaları bılgı almaları planlı programlı gitmeleri gerekiyor sosyo ekonomik özgürlüğe kavusuldugu zaman aile içi şiddet konusunda da çok yol katedileceğine inaniyorum her zaman elimden geldiği kadar destek vermeye çalısıyorum girişimci kadınlarımıza bende örnek olmaya gayret ediyorum