HT KULÜP

"Her kadının içinde aslan yatar"

Genç iş kadını Pınar Eczacıbaşı htkulup.com'a çok özel açıklamalarda bulundu.

Genç Yönetici ve İşadamları Derneği (GYİAD) eski başkanı ve şuan (GYİAD) Yüksek İstişare Konseyi Üyesi görevini üstlenen iş kadını Pınar Eczacıbaşı başarısıyla dikkat çeken bir isim. Finans danışmanlığı yapan Pınar Eczacıbaşı aynı zamanda Türk – Belçika iş konseyi başkanlık görevini de üstleniyor. 23 yaşında iş hayatına atılan Pınar Eczacıbaşı, iş, ekonomi, kariyer ve özel hayatı ile ilgili bilinmeyenlerini Çırağan Sarayı'nda HT Kulüp Yazı İşleri Müdürümüz Reşit Özet'e anlattı.

Röportaj:Reşit Özet
Fotoğraflar: Mertcan Demirdöğen

Eğitiminizden başlayarak sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

Işık Lisesi'nden mezun oldum. Üniversite eğitimimi yurtdışında aldım ve kimya bölümünü bitirdim. Amerika'dan Türkiye'ye geldikten sonra hemen iş hayatına atıldım. Kısa bir süre Eczacıbaşı'nda staj dönemim oldu. Hemen ardından o sene Boğaziçi Üniversitesi'nde işletme bölümünde master yaptım.

İş hayatına ne zaman atıldınız?

Master'ımı tamamlar tamamlamaz 23 yaşında iş hayatına atıldım. O dönemde Türkiye'de yabancı bankaların yeni geldiği dönemdi. O dönemde yabancı bir bankada çalışmaya başladım.



Şu an aktif olarak hangi alanlarda faaliyet gösteriyorsunuz?

Şu anda kurumlara ve bireylere finans danışmanlığı veriyorum kendi şirketim var. Kendi portföylerini iyi bir şekilde yönetmek amacıyla... Aynı zamanda yurt dışından Türkiye'ye girmek isteyen şirketlere ya da tam tersi, Türkiye'den yurt dışına açılmak isteyen şirketlere pazar araştırmaları yapıyoruz.

Aynı zamanda Türk-Belçika iş konseyinde başkansınız. Biraz bahseder misiniz?

İkinci dönem tekrar başkan seçildim. Beni gururlandıran bir görev. Amaç Türkiye Belçika arasındaki ilişkileri geliştirmek... Maalesef ilişkiler istediğimiz düzeyde değil. Halen 5 -6 milyar Euro'luk ticaret hacminden bahsediyoruz ki Belçika'nın toplam hacminden Türkiye hala küçük bir yer alıyor. Brüksel Avrupa Birliği anlamında çok önemli. Bizim oradaki ticari ilişkilerimizin gelişmesiyle Türkiye'nin Avurpa Birliği sürecinin de daha rahat işleyeceğini düşünüyorum.



GİYAD'ın (Genç Yönetici İşadamları Derneği)  yaklaşık 6 yıldır yönetim kurulu başkanlığını yürüttünüz. Görevinizi yeni devrettiniz. Bununla ilgili kısaca bilgi alabilir miyiz?

Görev teslimi yeni yapıldı. Derneği 6 senede ciddi anlamda ileriye taşıdığımıza inanıyorum. GİYAD, gerek üyelerin kalibresi ve derneğin ürettiği projeler anlamında iş dünyasını temsil eden önemli sivil toplum kuruluşlarından biridir. Bu görevi çok severek yaptım. Çoğu zaman işimin de önüne geçti. Burcu Akdarı yeni başkanımız kendilerine ve tüm ekibe, çalışmalarımızı daha ileriye götürmek adına görev teslimi yaptık.

GİYAD size neler kattı?

Çok yorucu bir dönemdi. Değişik insanları ve fikirleri bir araya getirmek çok şey kattı bana. Gerçekten kendi çevrenizin dışına çıktığınız, diğer sektörlerle bağlantı kurduğunuz önemli platformlar.

Size göre ekonomik açıdan Türkiye'yi nasıl bir süreç bekliyor?

Ekonomi Türkiye'nin hassas noktası. Günümüzde gelir dağılımı istediğimiz şekilde değil. Hedefimiz büyüyor, ama bu belirli bir süreçle büyüyor. İthalata dayalı bir ekonomik büyüme bize çok önemli bir cari açık sorunu getiriyor. Bugün çok tartılışan bir konu. Türkiye gibi ülkelerde sıcak para akışını çok iyi değerlendirmek gerekiyor. Dolayısıyla Türkiye'nin ekonomi hassas noktası. Ancak ülkemizin çok önemli avantajları var. İstikrarlı gelen politik bir süreci var. O süreci ve coğrafi konumunu bundan sonraki süreçte devam ettirebilmesi için cari açığını doğru bir şekilde finansa ederek ve azaltarak, ekonomik süreci doğru bir raya oturtarak ben Türkiye'nin hedeflerini 2020'li senelere doğru önünün çok açılağını düşünüyorum. Zaten 2023 hedefleri yapılıyor. 500 milyar dolarlık ticaret hedefimiz var. Yapılacak reformlarla Türkiye'nin daha da ilerleyeceğini düşünüyorum.

'SAĞLIK VE EĞİTİME YATIRIM YAPILMALI'

İş adamları hangi alanlarda yatırım yapmalılar?

Bu bizim çok üzerinde durduğumuz bir konu. Özellikle sağlık turizminin ön plana çıktığını görüyoruz. Çok başarılı hastanelerimiz var. Yurtdışından hasta kabul eden hastanelerimiz var. Dolayısıyla ben sağlık alanında yapılacak alanlarda hala yer olduğunu düşünüyorum. Biliyorsunuz özel üniversitelerimiz yabancı öğrenciler de kabul ediyor.

Sosyal sorumluluk projelerine destek veriyor musunuz?

Sosyal sorumluluk projeleri bizim ana konumuz derneğimiz içinde. Girişimcilik alanında çalışmalar yaptık. Girişimci olmaya teşvik ettik, dolayısıyla girişimciliğin Türkiye'nin önünü açacak konulardan biri olduğunu düşünüyorum. Maalesef girişimcilik Türkiye'nin sorunu. Gençlerimizi değişik düşünmeye, kendi fikirlerini hayata geçirecek alanlarda teşvik etmek adına birçok proje ürettik. Türkiye'nin en önemli girişimcilik yarışmalarından birine imza attık. Arkadaşlarımı ve benim tecrübelerimden yola çıkarak üniversitelerde eğitim veriyoruz. Bunları çok önemli olduğunu düşünüyorum.

İş hayatına yeni atılacak gençlere ne gibi tavsiyelerde bulunursunuz?

Bir defa o süreç çok önemli ve hassas. Biz kendilerine derneğimiz içinde aday üye olarak yer verdik. Bir kısım öğrenciler son sınıflarında bizimle beraber oldular. İş hayatına atılmadan önce hangi sektörde faaliyet göstermek istiyorlarsa, okuldan çıktıktan sonra iş hayatına daha kolay adapte olmaları için bu tür sivil toplum kuruluşlarının içinde olmaları gerektiğini düşünüyorum. Bugünkü dünyada üniversite diplomalarından çok bir alanda kendilerini geliştirmiş olmalarının çok önemli olduğunu düşünüyorum. Seçtikleri diplomanın yapmak istedikleri meslekle doğru orantılı olmasına dikkat etmelerini istiyorum.


İş hayatınızda hedeflediğiniz yerde misiniz?

Biraz mükemmelliyetçi bir yapım var. Ben hakikatten iş dünyasında geçirdiğim 20 yıllık süreçte kendimi bir yerlere taşıdığımı düşünüyorum. Tatmin olduğum bir sürü yer var. Tatmin oldum bitti dediğiniz anda her şey bitiyor.
 
Çocukluğunuzda hayalini kurduğunuz bir meslek var mıydı?

Çocukluğumda iki hayalim vardı. Doktor olmak istemiştim. Üniversiteyi Amerika'da okuduğum için orada tıp eğitimi uzun yıllara varan bir eğitim. Bir de orada stajlarınız var. Maalesef o hayalimden vazgeçtim. İkinci hedefim de şu an bulunduğum nokta. Kadın yöneticiler görmekten mutluluk duyardım. İş dünyasının içinde kadın figürü bence çok hoş.

Modaylara aranız nasıl?

Her kadın gibi alışveriş yapmaktan hoşlanıyorum. Çok demode kalmamak gerektiğine inanıyorum. Bir insanı farklı kılan şey, onun kendinle özdeşleştirdiği modasıdır. Bir yerden kalıp gibi alınmış olmaması ve ruhunu yansıtması önemli diye düşünüyorum.

En beğendiğiniz tasarımcılar kimler?

Arzu Kaprol, Atıl Kutoğlu, Ece Ayşe Kardeşler. İlk aklıma gelen isimler bunlar. Türkler moda konusunda çok başarılı. Prada, Gucci insana zevk veriyor.



 

Anne olmayı düşünüyor musunuz?

Tango iki kişiyle yapılıyor. Anne olmanın bir kadın için en kutsal görev olduğunu düşünüyorum. İş dünyasındaki yüzümüzle her zaman piyasadayız. Her kadının içinde yatan aslanlar var. Ben anne olan kadınlara saygıyla bakıyorum. Her kadın keşke annelik duygusunu tadabilse.

Boş zamanlarınızda neler yapıyorsunuz?

Benim için boş zamanlarımı en güzel değerlendirme şekli spor yapabilmek. Üzerimdeki stresi o şekilde atıyorum. Bir spor hocam var, haftada 3 kere bir araya geliyoruz. Ben spor yapabildiğim ölçüde daha sağlıklı olduğumu düşünüyorum. Tabii ki sinemaya, klasik müzik konserlerine gitmeye çalışıyorum, kitap okuyorum. Seyahet etmeye çalışıyorum senede en az bir iki hafta yurt dışına gidiyorum.

Kendinizi nasıl tanımlarsınız?

Düzenliyim, titizim ve işimi çok iyi takip ederim. Hiç maymun iştahlı değilim. Başladığım işi yarım bırakmam. İnsanları ve hayvanları çok seviyorum. Hayvan haklarıyla ilgili çok şeyin yapılabileceğini düşünüyorum. Hayatı sevmek işin en başında geliyor.

İstanbul'un hangi semtlerini seviyorsunuz?

Boğaz'a bayılıyorum. Eski İstanbul tarafını da çok seviyorum. Keşke 15., 16. yüzyıllarda yaşasaydım dedirtecek kadar güzel buluyorum. İstanbul'un total olarak her yerini seviyorum. Tek sevmediğim trafiği ve kaosu. Bazen kötü havası.

 

BUNLARDA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR